Bu Site Satılıktır

Kıbrıs’ta Geçişler ve Diplomatik İlişkiler Üzerine Cumhurbaşkanı Tatar’ın Açıklamaları

Kıbrıs’ta geçişler ve diplomatik ilişkiler hakkında Cumhurbaşkanı Tatar’ın önemli açıklamalarını keşfedin. Tatar, adadaki gelişmeler ve uluslararası ilişkiler üzerindeki etkileri hakkında bilgi veriyor.

Kıbrıs’ta Geçişler ve Diplomatik İlişkiler Üzerine Cumhurbaşkanı Tatar’ın Açıklamaları

Kıbrıs’ta Geçişler ve Diplomatik İlişkiler Üzerine Açıklamalar

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, NTV Dış Haberler Müdürü Hüseyin Yılmaz’ın sorularını yanıtladı. Rum lider Nikos Hristodulidis’e görüşme çağrısı yapmasıyla ilgili bir soruya yanıt veren Tatar, Ekim ayında New York’ta Birleşmiş Milletler ev sahipliğinde gerçekleşen gayrı resmi yemekte, yılda karşılıklı yapılan 8 milyon geçişin %65’inin Metehan Sınır Kapısından yapıldığını ifade etti.

Metehan Sınır Kapısı’nın daha işlevsel hale gelmesi adına, taksi ve ticari araçların geçiş yapacağı yeni bir sınır kapısının Haspolat bölgesinde açılmasını önerdi. Seyahat özgürlüğüne vurgu yapan Tatar, Rum tarafının Kuzey’e geçen Rumların, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mühürü vurdurup, ayrı bir devletin otoritesini kabul ettikleri gerçeğiyle yüzleşmek istemediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Rum tarafındaki yönetimin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımadığı için Kuzey’e geçen Rumları içlerine sindiremediklerini vurguladı ve “Ancak halk kitlelerinin gerçeği kabul ettiğine” dikkat çekti. Haspolat’a ek olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en güneyindeki Akıncılar’da da yeni bir sınır kapısı açılmasını öneren Tatar, Rumların bu öneriyi beklemediğini ve “Oynadıkları oyunun bozulduğunu” ifade etti.

Birleşmiş Milletlerin yapılan öneriden memnun olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Tatar, “Türkler, Rumlar ve adaya gelen turistlerin geçişini kolaylaştırmak için Türk tarafının attığı bu yapıcı adımı takdir ettiler” dedi. Ancak Rum lider Hristodulidis’in hâlâ olumlu bir yanıt vermediğine dikkat çeken Tatar, Rum tarafının olaylara bakış açısının Türk tarafından çok farklı olduğunu vurguladı.

Kıbrıs Türkü’nün, Kıbrıs Rumları kadar egemen olduğunu belirten Tatar, Kıbrıs Türkü’nün egemenlik hakkının kabul edilmesini istediğini ifade etti. “Onlar kadar meşruiyetimiz var. Geçmişe bakıldığında onlar da halk, bizler de halkız. Halktan, halka yani devletten devlete Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gerçeğini kabul ettikleri gün çözüme ulaşabiliriz” şeklinde konuştu.

Doğu Akdeniz’deki enerji ve güvenlik meselelerine de değinen Tatar, Gazze ve Suriye’de son yaşananların ardından Doğu Akdeniz’in stratejik öneminin arttığını belirtti. Mavi ve Gök Vatan’da deniz yetki alanlarıyla kıta sahanlığının göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayan Tatar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kara parçasından daha büyük bir alana sahip olduğunu ve bu alanda ulusal çıkarların bulunduğunu kaydetti.

Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile olan bağların koparılmasına asla izin verilmeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, iki devletli çözüm siyasetinin Türkiye’nin desteğiyle belli bir noktaya ulaştığını ifade etti. Ayrıca, Kıbrıs’ta Kuzey’deki bağımsız Türk devletinin egemenliğinin tescil edilmesi ile bazı Anayasal konuların müzakere edilebileceğine dikkat çekti.

Rum lider Hristodulidis’ten talebinin, gerçekleri görmesi olduğunu anlatan Tatar, Rum tarafı bu gerçekleri görmezse yakın bir gelecekte Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşmanın mümkün olmayacağını ifade etti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarının Güney’deki yönetim ile her zaman iş birliğine hazır olduğunu belirten Tatar, Rum tarafında işbirliği yapmak isteyenlerin olduğunu ancak kendi içlerinde çelişkiye düştüklerini ve tanımadıkları bir devletle iş birliği yapmaktan çekindiklerini kaydetti.

Crans Montana’da federasyon görüşmelerinin sona ermesinin ardından iki devletli çözümden başka bir alternatif kalmadığını ifade eden Tatar, Mart ayında gerçekleştirilecek 5’li görüşmeyle ilgili beklentilerini şu şekilde açıkladı: “Anavatan ve garantör ülke olan Türkiye ile işbirliği ve uyum içerisinde hareket etmek istiyoruz. Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk askerinin barış, huzur ve güvenin teminatı olarak adadaki varlığını sürdürmesini istiyoruz. Bu gerçeklerin kabul edilmesiyle mutlaka bir çözüm bulunabilir. Ulusalcıyım ancak ben de bir çözüm ve antlaşma istiyorum.”

Kendisiyle önceki bazı kişilerin yaptığı gibi her ne pahasına olursa olsun bir çözüme ulaşmayı asla kabul etmediğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye’nin garantörlüğü ve askeri varlığının devamı ile Avrupa Birliği çatısı altında iki devletin yer alabileceğini söyledi. Güney Kıbrıs’ın gelişmiş ve kalkınmış olmasının Türk askerinin adadaki varlığından kaynaklandığını da aktardı.

İngiliz üslerinden sonra Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa’nın Güney Kıbrıs’a yerleşmesinin Kıbrıs Kuruluş ve Garantörlük Antlaşmaları’na aykırı olduğunu vurgulayan Tatar, Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin Güney Kıbrıs’ı hedef alabileceğine dikkat çekti. Yaşanan gelişmelerden endişeli olduğunu ifade eden Tatar, Güney Kıbrıs’ta bir çalkantı olduğunu, muhalefet, sivil toplum örgütleri ve ekonomik sektörlerin Rum liderini eleştirdiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Tatar, konuşmasında Türkiye’nin desteği ve siyasette denge unsuru olarak duruşuyla Kuzey’de bir rahatsızlık olmadığını da sözlerine ekledi.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ