Cumhurbaşkanlığı İçin Ekonomi ve Politika Yönetiminde Yeni Bir Yaklaşım Gereği
Cumhurbaşkanlığı için ekonomi ve politika yönetiminde yenilikçi, vizyoner bir yaklaşım; sürdürülebilir büyüme ve istikrar odaklı strateji.

Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı adayı Tufan Erhürman, Yeşil Hat Tüzüğü‘nü daha işlevsel kılacak merciin cumhurbaşkanlığı olduğuna vurgu yaptı. Birçok alanda ülkenin genel gidişatından memnun olmadıklarını belirten Erhürman, ekonomik öngörülebilirlik konusundaki endişelerini dile getirdi ve mülkiyet meselesinin de cumhurbaşkanlığının yürütülen süreçlerin bir parçası olduğuna işaret etti.
Sanayi verilerini inceleyen Erhürman, ihracatın ithalatı karşılama oranının son derece düşük olduğuna dikkat çekerek, bu oranın %6 civarında olduğunu ve bunun büyük bölümünün Türkiye ile Yeşil Hat üzerinden gerçekleştiğini söyledi. Ada ekonomileriyle karşılaştırıldığında bu oranın ortalama %40 civarında olduğunu belirtti. Ayrıca Güney Kıbrıs’ın 180’in üzerinde ülkeye ihracat yaptığı bilgisini hatırlattı.
Yeşil Hat Tüzüğü kapsamındaki ihracat potansiyelinin ikinci sırada yer aldığını kaydeden Erhürman, tüzükle ilgili karşılaşılan bazı sınırlılıkların rekabeti gölgelediğini ifade etti. Bu tür engellerle mücadelede ve tüzüğün daha işlevsel hâle getirilmesinde yetkinin cumhurbaşkanlığına düştüğünü vurguladı.
Erhürman, Mali Yardım Tüzüğü ile KKTC ile Kıbrıs Rum ekonomileri arasındaki dengesizliğin azaltılmasının hedeflendiğini ancak aktarılan yardımların bu amaç doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığı konusunda net bir yanıt bulunmadığını söyledi. Bu konudaki çalışmanın da yine cumhurbaşkanlığı tarafından yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Doğrudan Ticaret Tüzüğü ile ilgili olarak tasarı hâlinde duran konunun 2013’ten beri askıda olduğunu ifade eden Erhürman, bununla mücadeleyi de cumhurbaşkanlığının üstlenmesi gerektiğini söyledi. Turizmin, dış ticaret açığını kapatan ve yükseköğretimin bu süreçte kilit rol oynadığını vurguladı. YÖDAK ve DAÜ VYK Başkanlarının atanmasında cumhurbaşkanlığının yetkisini ve sorumluluğunu hatırlatan Erhürman, bu alanlarda da aktif görev alınması gerektiğini belirtti.
İkincil bir vurgu olarak, maliye ve ekonomi alanlarındaki üst düzey bürokrasi atamalarında üçüncü imzanın cumhurbaşkanlığına ait olduğunun altını çizdi. Liyakat ilkesinin bekçiliğini yapmak ve Türkiye ile ekonomik ilişkilerde cumhurbaşkanlığına düşen özel rolü işaret eden Erhürman, bu konuları çoğaltarak ülkenin yeniden gurur duyacağı bir yapıya kavuşturmayı hedeflediklerini ifade etti.
“Aflar konusunda çıkan tüm yasaların Cumhurbaşkanı tarafından imzalanması gerektiğini veya bu süreçlerin bir mesele haline getirilmesi gerektiğini” sorduğu sorusu üzerinden, denetim alanında olan kararların da cumhurbaşkanlığının sorumluluğunda olduğunu belirtti.
Hedef ise net: Bu ülkeyi yeniden gurur duyacağımız bir konuma taşımak. Erhürman, cumhurbaşkanlığında tüm bu alanları kapsayacak şekilde düzenli bir ekonomi konseyinin faaliyette bulunmasının önemine dikkat çekti. Güney ile kurulan teknik komiteler üzerinden ekonomi konularının yeterince ele alınmadığını söyleyen Erhürman, uluslararası yatırım ve turizm politikalarında daha aktif adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Turizm açığının azaltılması ve turizm ile yükseköğretimin ekonomik dengeyi güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Ekonomi danışmanlığı ve turizm danışmanlığı gibi alanlarda cumhurbaşkanlığında faaliyet gösterecek uzman kadroların mevcut tartışmaların ötesine geçip uygulanabilir adımlar üreteceğini söyleyen Erhürman, bütçeye yük getirmeden bu danışmanlıkların etkinliğinin artırılmasının hedeflendiğini belirtti. Ayrıca, ülkenin yeniden gurur duyacağı bir gelecek için bu konuların hayata geçirilmesi gerekliliğini defalarca vurguladı.





