Bu Site Satılıktır

Kudret Özersay Tufan Erhürman ve Ersin Tatar Üzerinden Müzakere Perspektifini Yeniden Değerlendirdi

Kudret Özersay, Tufan Erhürman ve Ersin Tatar üzerinden müzakere perspektifini yeniden ele alıyor; diyalog ve çözüm odaklı yeni bir bakış sunuyor.

Kudret Özersay Tufan Erhürman ve Ersin Tatar Üzerinden Müzakere Perspektifini Yeniden Değerlendirdi

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, Cumhurbaşkanı adaylarının açıklamalarını değerlendirerek özellikle Tufan Erhürman ve Ersin Tatar’a dair önemli ifadeler kullandı. Özersay’ın paylaşımında, her iki adayın da masaya oturmanın şartlarını netleştirmeye çalıştığı ancak tarafların ortak bir zemin bulmanın zorluklarını aşamadığı belirtildi.

Özersay, “Görünen o ki Tatar önemli bir aşamada müzakereyi başlatamadı; ancak Tufan bey seçilirse de onun döneminde müzakerenin pek mümkün olamayacağını” ifade etti. Bunun nedenini ise tarafların belirlediği ön şartların ve ayrıştırıcı yaklaşımların sürmesi olarak gösterdi. Özersay’a göre, iki devletli çözüm ya da federasyon kavramları etrafında her iki tarafın da ortak bir anlama ulaşması zor görünüyor; “masaya oturmak için aranan temel ortak zemin şimdilik mevcut değil”.

Özersay, Ersin Tatar’ın 2020 sonrası dönemdeki yaklaşımını hatırlatarak, 2021 Cenevre görüşmelerindeki gelişmeleri, üçlü formül olarak bilinen Direct Flight, Direct Trade ve Direct Contacts (3D) planının hayata geçememesiyle birlikte ön şartlar konusunda Birleşmiş Milletler kararlarının bile yeterli olmadığını ifade etti. Bu bağlamda, taraflar arasında ortak zemin bulunmadığı için müzakerelerin de başlamadığına dair kendi görüşünü paylaşırken, “iki tarafın da masaya oturması için esnek bir yaklaşım” gerektiğini belirtti.

Gerek Ersin Tatar gerekse Tufan Erhürman’a yönelik eleştirilerinde, ön şartlar listesi üzerinden yürütülen tartışmaları da analiz eden Özersay, şu noktaları vurguladı:

  • 1) siyasi eşitliğin kabulü ve bunun derinleşmesi konusundaki görüş farklılıkları, müzakerelerin temposunu belirleyen en kritik etkenler arasında.
  • 2) takvimin belirlenmesi konusundaki belirsizlik, karşı tarafın sürece katılımını etkiliyor.
  • 3) bugüne kadar kaydedilen yakınlaşmaların teyidi talebi, sürecin güvenilir bir zemin üzerinde ilerleyip ilerlemeyeceğini belirliyor.
  • 4) Kıbrıs Türk tarafının mevcut statükoya dönmeyeceğine dair taahhüt, masadan kalkışlar halinde bile konjonktürü değiştirebilecek bir kırılganlık oluşturuyor.

Özersay ayrıca, Rum tarafının takvimi kabul edeceğini varsaymanın bir hayal kırıklığı olacağını belirtti. “Rum tarafı masadan kaçarsa Kıbrıs Türk tarafı bu statükoya geri dönmez” ifadesi üzerinden, Tufan Erhürman’ın ortaya koyduğu ön şartların karşı tarafça kabul görmesinin zorluğunu vurguladı. Ayrıca, Rum tarafının bu tür takvim veya diğer ön şartlarını kabul etmesini geniş ölçüde ummanın gerçekçilikten uzak olduğunu belirtti.

Sonuç olarak Özersay, esasa dair görüş ayrılıklarının müzakere sürecinin kilit noktası olduğunu yinelerken, “iki bölgeli iki toplumlu siyasi eşitliğe dayalı federasyon” ifadesinin taraflarca aynı şekilde anlaşılmadığını belirtti. Bu durumda, Ersin Tatar veya Tufan Erhürman kim seçilirse seçilsin, ortak zemin bulmanın giderek daha zorlaştığı ve masanın kurulamayacağı öngörüsünü güçlendirdi.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ