İki Devletli Çözüm ve Ekonomi Diplomasisi: KKTC İçin Yeni Bir Yol Haritası
İki Devletli Çözüm ve Ekonomi Diplomasisiyle KKTC için yeni yol haritasını derinlemesine inceleyen yenilikçi analiz.

KKTC İş İnsanları Derneği (İŞAD) Başkanı Enver Mamülcü, iki devletli çözümün KKTC’nin karşılaştığı ekonomik ambargoları aşmada en gerçekçi yaklaşım olduğuna vurgu yaptı. Rumlarla federasyonun imkânsız olduğuna dikkat çeken Mamülcü, Türkiye’nin bu yöndeki milli politikasını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarını desteklediğini söyledi. Türkiye’nin yükselen gücü, KKTC’nin yeni pazarlara açılmasına yardımcı olacak ve iki devletli yaklaşımın ekonomik yaptırımları bertaraf etmek için somut bir yol sunduğunu belirtti.
Gün Ortası programında Elif Şen Çatal’ın sorularını yanıtlayan Mamülcü, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından iş dünyasının bu vizyonu benimsediğini ifade etti. 50 yıldır süren federasyon görüşmelerinin sonuç vermediğini söyleyen Başkan, Annan Planı’ndan Crans-Montana’ya kadar Rum tarafının masayı devirdiğini; paylaşım taleplerinin federasyonda mümkün olmadığını vurguladı. İki devletli çözümün KKTC’nin ekonomik ambargolardan kurtulmasına gerçekçi bir yol olduğunu ısrarla belirtti.
Mamülcü, Türkiye’nin desteğiyle iki devletli çözümün jeopolitik avantajlarımızı kullanmamızı sağlayacağını belirterek, Rum tarafının spor, sanat ve ticette uyguladığı kısıtlamaların federasyonun çözüm olmadığını gösterdiğini ifade etti. ELAM gibi aşırı milliyetçi hareketlerin etkisiyle Rum tarafında görülen eğilimlerin, federasyon hedefini zayıflattığını söyledi.
Türkiye’nin KKTC’ye verdiği desteğin ekonomik ve siyasi boyutunu vurgulayan Mamülcü, milli politika bağlamında iki devletli çözümün ambargıları aşmanın ve yeni kapılar açmanın anahtarı olduğunu kaydetti. Ticari dinamiklerin güçlendirilmesiyle KKTC’nin uluslararası arenada tanınabilirliğinin artacağını dile getirerek, “İş insanları olarak pragmatik yaklaşım benimsiyoruz. Bu vizyon, ekonomik ve siyasi başarının temelidir.”
19 Ekim seçimlerinin KKTC’nin geleceği açısından belirleyici olduğuna işaret eden Mamülcü, halkın iki devletli çözümün faydalarını değerlendirerek Rum tarafı ile eşit zeminde olmayan müzakereler yerine kendi devletini güçlendirmeye odaklanması gerektiğini söyledi. Türkiye ile birlikte hareket edildiğinde ekonomik ve siyasi başarıların kaçınılmaz olduğunu belirtti.
Ekonomi politikaları siyaset üzerinde merkezi konumda başlıklı düşüncesini paylaşan Mamülcü, dünya siyasetinin giderek ekonomik çıkarlar etrafında şekillendiğini vurguladı. ABD’nin ticaret savaşları ve İsrail’in Katar’daki faaliyetleri gibi gelişmelerin ekonomi diplomasisiyle ilişkili olduğuna dikkat çekti. KKTC’nin tarım, turizm ve enerji alanlarında potansiyele sahip olduğunu, doğru planlama ve devlet desteğiyle dünya pazarlarında rekabet edebileceğini ifade etti.
Son olarak halkı, seçim sürecinde iki devletli çözüm vizyonunu desteklemeye, Türkiye ile birlikte çalışmaya ve ekonomide ambargoları aşmaya odaklanmaya çağırdı. Bu hedefin hayal olmadığını, gerçekçi bir yol olduğunun altını çizdi.
Yeşil Hat Tüzüğünün KKTC için önemli bir ticaret kapısı olduğuna işaret eden Mamülcü, Rum tarafının engellerine değindi. Ürünlerde %70 yerli katkı şartının art niyetli bir dayatma olduğunu ifade ederek, AB standartlarına uygun laboratuvar ve denetim altyapısının kurulması gerektiğini belirtti. Rum tarafı samimi olsaydı bu kuralların bu kadar katı uygulanmayacağını sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanlığı sürecinde müzakere heyetinin Yeşil Hat Tüzüğü’nü geliştirmek için çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini söyledi. Ekonomik iş birliğinin siyasi müzakereler kadar önemli olduğuna dikkat çekti ve iki toplumlu projelerin eşitlik temelinde geliştirilmesi gerektiğini belirtti.





