Tek Ada, İki Devlet Vizyonunun Uluslararası Dayanakları ve Kıbrıs Türk Halkının Egemen Eşitliği Ufku
Tek Ada, İki Devlet vizyonunun uluslararası dayanaklarıyla Kıbrıs Türk Halkının egemen eşitliğini ve kalıcı barışı hedefleyen kapsamlı bir ufuk.

Güncel konuşmasında Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs konusunda iki ayrı halkın, iki devletin ve iki dille dinle radikal olarak farklı bir milletin varlığını inkar edilemeyecek şekilde vurguladı. Bu gerçek, uluslararası toplumun KKTC’nin müktesep haklarını ve egemen eşit statüsünü tanıması gerektiğini yeniden hatırlatıyor; adadaki tarafların eşit bir zeminde anlamlı bir işbirliğine kavuşması ise artık talep değil zorunluluk olarak görülüyor.
İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Yıllık Eşgüdüm Toplantısı kapsamında New York’ta düzenlenen oturumlarda Ertuğruloğlu, Filistin halkının acılarından hareketle İsrail’e karşı uluslararası hukukun ve insan hakları yükümlülüklerinin uygulanması gerektiğini belirtti. İslam dünyasının adalet ve insan haklarını savunan mirasını vurgulayarak, bu ortak duruşa destek veren diğer ülkelerle dayanışmayı güçlendirdi.
Konuşmasında, KKTC’nin 1963-1974 arasındaki kuşatma koşullarına rağmen bağımsızlık iradesini koruduğunu ve Kıbrıs Türk halkının bu süreçte maruz kaldığı izolasyonun derinliğini hatırlatan Ertuğruloğlu, Filistin meselesinin adil çözümüne olan bağlılığını bir kez daha vurguladı. İslam dünyasının toplu konuşma ve karar alma süreçlerinde sergilediği birlik, İsrail’in saldırganlığına karşı birbirine destek olan bir blok oluşturdu.
Ertuğruloğlu, iki devletli çözüm sürecinin yeniden ve kararlı bir şekilde başlatılması gerektiğini ifade ederken; yeni vizyonunun egemen eşitliğin teyidi ve iki devletin işbirliğine dayalı komşuluk ilişkileri üzerinde yükseldiğini söyledi. “Kıbrıs adasında iki ayrı halk ve iki ayrı devlet gerçeğiyle hareket etmek zorundayız” ifadesiyle, sürece ilişkin dayanaklarını netleştirdi.
Nihai hedef olarak, Kıbrıs Türk toplumunun uluslararası alanda hak ettiği konumu güçlendirme iradesinin her zamankinden daha kuvvetli olduğuna dikkat çekti. Kıbrıs Türk halkına karşı yürütülen izolasyon politikalarının sona ermesi ve iki devletli çözüm sürecinin acilen başlatılması çağrısı, Türkiye Cumhuriyeti’nin sarsılmaz desteğiyle kararlılıkla sürdürülecek bir yol olarak sunuldu. Türkiye liderliğinin, Kıbrıs Türk halkına karşı gösterdiği dayanışma ise uzun vadeli güven ve huzur için bir temel olarak öne çıktı.





