İki Devletli Çözüm Üzerine Komite Raporu ve Türkiye-Kıbrıs Diyaloğu
İki Devletli Çözüm Üzerine Komite Raporu ve Türkiye-Kıbrıs Diyaloğu: süreç, olası senaryolar ve işbirliğiyle istikrar için güncel değerlendirme.

Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi Başkan Yasemi Öztürk, 6 ve 8 Ekimde Kıbrıs Sorunu’na ilişkin toplantılarında karar önerisinin oy çokluğuyla kabul edildiğini belirtti. Değişiklikler ve teknik düzenlemelerle birlikte önerinin tüm maddelerinin geçerliliğini koruduğunu ifade etti.
Öztürk, İsrail’in Güney Kıbrıs’taki faaliyetlerine dair endişelerini vurgulayarak KKTC’nin korunması gerektiğini ve Güney Kıbrıs’ın dünyayı kana bulayan güçlerle olan savaşını hatırlattı. “Federasyon modası geçmiş bir argümandır; federasyonun yeniden tartışılabilmesi için Güney Kıbrıs’ın kararlı bir mücadele vermesi gerektiğini” söyledi. Ayrıca iki devletli çözümün hayati olduğuna işaret ederek, İsrail’in Güney Kıbrıs’taki yapılanmasının ele alınması gerektiğini belirtti.
Komite, Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm Konusunda Karar Önerisi bağlamında, Rum tarafının uzlaşmaz tutumunun, KKTC’nin uluslararası görünürlüğünü ve tanınmasını engelleyen federal çözüm arayışlarına dönüş için kelime oyunlarına kapı aralamayacağını kaydetti. Öneri, adada iki ayrı halk ve iki ayrı devlet olduğunun altını çizdi ve çözümün bu gerçekler temelinde, kalıcı ve uygulanabilir olması gerektiğini vurguladı.
TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı son dört konuşma ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 18 Temmuz 2024’te oybirliğiyle kabul ettiği Kıbrıs Tezkeresi’nin KKTC Cumhuriyet Meclisi tarafından olumlu karşılandığı belirtildi.
Kıbrıs Türk Halkı İçin Öncelikli Hedefler bölümünde, BM Genel Sekreteri ve temsilcilerinin son yıllardaki açıklamaları ışığında taraflar arasında ortak zemin bulunmadığına dikkat çekildi. Öneride, KKTC’nin izolasyonunun kaldırılması, uluslararası alanda tanınma ve tanıtım çalışmalarının hızlandırılması ve “İki Devletli” uzlaşısının gerçek barışın temelini oluşturduğunun uluslararası topluma anlatılması gerektiği vurgulandı.
Cumhuriyet Meclisi’nin, dünyadaki gelişmeleri ve değişen dengeleri gözeterek birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğine vurgu yapıldı. Anavatan Türkiye ile yakın işbirliği içinde hareket edilirse KKTC’nin hedeflerine daha hızlı ulaşabileceğine inanç belirtilerek, tüm kardeş devletlerin desteği ile Türk Devletleri Teşkilatı ve bağlı kuruluşlarına anayasal olarak asil üye olma yönündeki ilk hedefin önemli olduğu ifade edildi.
Yeni bir müzakere süreci için, iki devletin işbirliğini sağlayacak bir antlaşmanın imzalanması ve KKTC halkının özden gelen egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün Birleşmiş Milletler tarafından tescil edilmesinin kilit olduğuna dikkat çekildi. Öneri, “Kıbrıs Türk Halkı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisimiz, dün olduğu gibi bugün de Atatürk’ün vizyonu olan “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesine bağlı kalacağını ve bu temelde ilerlenmesini sürdüreceğini belirtti.





