Kıbırs Rum Eleştirileri ve Türkiye’nin İki Egemen Devlet Vurgusu: Dinçyürek’in Cumhurbaşkanlığı Değerlendirmesi
Kıbırs Rum eleştirileri ve Türkiye’nin iki egemen devlet vurgusu: Dinçyürek’in Cumhurbaşkanlığı değerlendirmesiyle güncel politik analiz.

UBP Gazimağusa milletvekili ve Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek, KIBRIS TV’de Elif Şen Çatal’ın sorularını yanıtlayarak Cumhurbaşkanlığı süreci ve mevcut müzakere gündemine dair görüşlerini paylaştı. Program boyunca, Ulusal Birlik Partisi’nin duruşu ve Türkiye ile kurulan güvenlik bağları tekrar vurgulandı.
“60 yıllık müzakere defteri kapandı” sözleriyle başlayan Dinçyürek, Kıbrıs müzakere sürecinde şimdiye kadar masaya konulan her konunun ayrıntılı şekilde ele alındığını ifade etti. Crans Montana sürecinin ardından Rum tarafının masadan tavrını değiştirdiğini, BM’nin buna dair mesajını hatırlatan Bakan, artık federasyon parametrelerinin geçerliliğini yitirildiğini belirtti ve Türkiye’nin aynı çerçevede görüşmelere oturmayacağını vurguladı.
“Türk askeri bu adada sonsuza kadar kalacak” diyerek Türkiye’nin garantörlüğünün güvenlik açısından vazgeçilmez olduğuna dikkat çeken Dinçyürek, garantilerin pazarlık konusu olmadığını söyledi. KKTC’nin kurulduğunu ve bu yapıyı geleceğe taşıyacaklarını kaydetti.
“Kıbrıs Türkü’nü azınlık gibi gören zihniyetle müzakere olmaz” ifadesiyle Rum yönetiminin Kıbrıs Türklerini vatandaşlar arasındaki farklılık olarak görme çabasını eleştiren Dinçyürek, Rum tarafının son müzakerelerde “sıfır asker, sıfır garanti” temelini öne sürmesini hatırlattı. Türk tarafının iki egemen devlet temelinde bir çözümü benimsediğini, Garantör Türkiye’nin de bu konumda olduğunu açıkladı.
“Türkiye’nin politikası net: İki egemen devlet” ifadesiyle Türkiye’nin Kıbrıs politikalarının devlet politikası olarak benimsenmiş durumda olduğuna işaret eden Dinçyürek, TBMM’nin 18 Temmuz 2024’te federasyon defterini kapattığını ve Erdoğan’ın BM kürsüsünden KKTC’yi tanıma çağrısını hatırlattı. Milli Güvenlik Kurulu kararlarının da bu yönde olduğunu söyleyen Bakan, iki egemen eşit devlet dışında bir çözümün masaya konulmayacağını vurguladı.
“Halkımız takiyeyi değil, netliği ödüllendirecek” diyen Dinçyürek, seçim sürecinde bazı çevrelerin umut üzerinden siyaset yapma çabalarını eleştirdi. Uzun yıllardır hayal ve umut pazarlayanların artık halkın gözünde karşılığını bulamayacağını belirtti ve sandıkta devletini yaşatacak tavrı destekleyenleri tercih edeceklerini ifade etti.
“Bu seçim, tezlerin yarışı olacak” değerlendirmesiyle yaklaşan Cumhurbaşkanlığı yarışını, federasyon yanlısı ve bağımsız egemen devlet savunucuları arasındaki bir mücadele olarak konumlandırdı. Dinçyürek, geçmişte yaşananları unutmadıklarını ve kimin hangi halka hangi tavrı sunduğunu sağlayan belirleyici bir yüzleşme yaşanacağını söyledi.





