Bereket Fırını’nın Sahibi İlker Dağer: Sevdiğin İşi Yapmalısın

Bereket Fırını’nın sahibi İlker Dağer, sevdiği işi yapmanın önemini ve bu tutkunun getirdiği başarıyı paylaşıyor.

Bereket Fırını’nın Sahibi İlker Dağer: Sevdiğin İşi Yapmalısın

Bereket Fırını’nın Sahibi İlker Dağer: “Sevdiğin İşi Yapmalısın”

71 yaşında olan İlker Dağer, sağlığı elverirse fırının başında bir on yıl daha kalmayı planlıyor.

Bereket Fırını, onun hayatı, her şeyi; tekrar dünyaya gelse yine bu işi yapacağını belirtiyor ve ekliyor: “Sevdiğin işi yapacaksın, sevmediğin işi yaparsan başarısız olursun.” Ürünlerinin lezzeti, fırının bunca yıldır ayakta kalmasının en önemli faktörü şüphesiz.

Ancak sırrını açıklamıyor. Ürettiği unlu mamullerin her birinin hamurunu tarttığını ve ölçülerinin olduğunu dile getiriyor: “Malzemelerin hepsi benim kontrolümden geçer.” Hiçbir zaman taviz vermediğini vurgulayan Dağer, fırın işletmenin zorluğuna da dikkat çekiyor.

Fırının Tarihçesi: Anastas’ın Fırını’ndan Bereket Fırını’na Yolculuk

Başkent Lefkoşa’da Asmaaltı’nın simge mekanlarından biri olan Bereket Fırını, 200 senelik bir geçmişe sahip. 1950’lere kadar “Anastas’ın Fırını” olarak bilinen fırında, Dağer ailesinin hikayesi, dedeleri Yusuf Salih’in fırını devralmasıyla başlamış. İlker Dağer, bu hikayenin detaylarını şöyle anlatıyor:

  • “1950’lere kadar ‘Anastas’ın Fırını’ diye bilinirdi burası, iki ortak çalışırlardı.

    Ne zaman İngilizlerle ihtilaf başladı, onlar burayı bıraktılar.”

  • “Dedem Yusuf Salih devraldı burayı ve çalıştırmaya başladı.

    Ancak yaşının ilerlemesiyle işi kimin devralacağına dair bir arayışa girdi.”

  • “Babam, burada bir ay kadar izin aldıktan sonra Lefkoşa’ya geldi ve fırını ‘Bereket Fırını’ olarak isimlendirdik. 71 yaşımdayım, hâlâ buradayım.”

“Demir Olsan Erin”

Babasından fırını devraldığında, ailede üçüncü kuşak olarak fırını işletmeye devam eden İlker Dağer, haftanın yedi günü işinin başında. İlk başlarda akşamlara kadar uzayan çalışma saatlerini yıllar içinde azaltmaya karar vermiş.

Bu durumu “demir olsan erin” sözüyle açıklıyor:

  • “Fırın haftanın yedi günü her sabah saat 03.30’da açılır.

    Hazırlıkları yaparım ve hamuru yoğururuz.”

  • “Servis burada 07.00’de başlar ve öğlen 13.30’a kadar devam eder. İlk başlarda akşam 5.30-6’ya kadar çalışıyorduk ama zamanla yorulduğumuzu fark ettik.”

“Haftanın yedi günü çalışmak zor değil mi?” sorusuna ise Dağer, ara sıra izin yaptığını belirterek şöyle yanıtlıyor: “Ara ara izin yaparım.

Haftanın bir günü ansızın gelmemeyi tercih edebilirim.”

Kalite ve Lezzet: “Malzemelerin Hepsi Kontrolümden Geçer”

Yaklaşık 75 yıldır ayakta kalan bir fırında lezzet, elbette en önemli faktör. Ürünlerinin sırrı sorulduğunda, detay vermekten kaçınsa da, hamuru tartarak ve ölçüleriyle çalışarak bu lezzeti yakaladığını vurguluyor:

  • “Malzemelerin hepsi benim kontrolümden geçer, asla taviz vermem.”
  • “Hamuru bile tartarım, ölçülerim vardır.

    Kaliteden ödün vermem.”

Fırında pilavuna, hellimli, zeytinli, pide, lahmacun gibi unlu mamuller üretiliyor.

Müşteriler, kendi malzemelerini getirerek de istedikleri ürünü yaptırabiliyor.

Dağer, en çok tüketilen ürünlerin günden güne değiştiğini belirtirken, kendi favorisinin pastırma-hellim karışık pide olduğunu ekliyor.

Rauf Raif Denktaş ile Anısı

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, fırının müdavimlerinden biriymiş. İlker Dağer, Denktaş ile yaşadığı bir anıyı şöyle aktarıyor:

“Denktaş elinde fotoğraf makinesi ile fırına geldiğinde, ona ‘Al bunu ye, diyettir, şişmanlatmaz seni’ diyerek pilavuna verirdim.

O da, ‘Hade bakalım İlker Paşa, o diyet pilavunalardan sar bakalım bir 10-15 tane’ derdi.”

Gelecek Planları: “81-82 Yaşına Kadar Burada Olmayı Planlıyorum”

İlker Dağer, fırıncılığı bırakmayı düşünmüyor.

Oğlu Ahmet de dördüncü kuşak olarak babasıyla birlikte çalışıyor.

Ne zamana kadar işe devam etmeyi düşündüğü sorusuna ise:

“Geçen senelerde sağlık sorunları yaşadım ama şu anda iyi durumdayım.

Allah bana bir 10 sene daha müsaade ediyor, 81-82 yaşına kadar burada durmayı planlıyorum.”

“Bereket Fırını, Benim Hayatım”

Ailesinde tek erkek evlat olan İlker Dağer, kız kardeşlerinin de fırında çalıştığını ancak devraldıktan sonra bu işin sadece kendisine ait olduğunu ifade ediyor:

“10 yaşımdan beri bu işin içindeyim, başka bir iş yapmayı hiç düşünmedim.

Bereket Fırını benim hayatım, her şeyim.”

Fırının Gelişimi ve Surlariçi’ndeki Değişim

Lefkoşa Surlariçi’ndeki değişimin tanıklarından biri olan İlker Dağer, bölgedeki olumlu gelişmeleri şöyle özetliyor:

“Surlariçi’nde değişim çok güzel, gençlerin kendi imkanlarıyla mekanlar açmaya çalıştığını görüyorum.”

Tango ile İlgisi

Fırın yoğun bir mesai gerektirse de İlker Dağer, özel hayatında tango ile ilgilenmiş.

Bu tango macerasını şöyle anlatıyor:

“Hanımla birlikte 15 sene tango yaptık.

Ancak pandemide durduk. Şu an torunlarımla birlikte önceliklerim değişti.”

BU HABER SENİN İÇİN  Lefkoşa'da Trafik Kazası: Alkollü Sürücü 6 Yıl Hapis Cezası Aldı
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ