Bu Site Satılıktır

4K Kooperatifi: Kadınların Gücüyle Kırsal Kalkınma

4K Kooperatifi, kadınların gücüyle kırsal kalkınmayı destekleyen yenilikçi bir modeldir. Bu içerikte, kooperatifin başarı hikayeleri ve kadınların ekonomik hayattaki rolü üzerine ilham verici bilgiler bulacaksınız.

4K Kooperatifi: Kadınların Gücüyle Kırsal Kalkınma

4K Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Solyalı, kooperatifin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki ilk kadın kooperatifi olduğuna dikkat çekerek, bu yapının kırsal ile kentsel alanlar arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini, yerel işletmeleri güçlendirdiğini ve kadınları cesaretlendirdiğini ifade etti. “Toplum 4K Kooperatifi’ni benimsedi ve kadın kooperatifçiliği ülkede önemli bir fark yarattı” diyen Solyalı, kooperatifin gerçekleştirdiği projeleri, karşılaştıkları zorlukları ve gelecekteki hedeflerini Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) anlattı.

Kuruluş Süreci ve İlk Adımlar

4 gönüllü kadın ve 20 kurucu ortakla hayata geçirilen 4K Kooperatifi’nin kuruluş sürecini anlatan Solyalı, Lefke bölgesindeki kadınların “Birlik olmazsak, birlikte hareket etmezsek yok olacağız” endişesiyle kooperatifleşme talebiyle bir araya geldiklerini belirtti. “Onların bu kararlılığına teknik destek sağlayarak, projelerini hayata geçirmelerine yardımcı olduk.” diyerek bu sürecin önemini vurguladı. İlk kadın kooperatifi olarak belirledikleri yol haritası ise “kırsal kalkınma ve kadın istihdamı için önemli bir adım” olarak değerlendirildi.

Kooperatifleşmenin Önündeki Engel ve Çözümler

Kırsal bölgelerde kooperatifleşmenin önündeki engellere de dikkat çeken Solyalı, “Teknik bilgi eksikliği ve yasal prosedürlerin zorluğu nedeniyle çoğu girişim hayata geçirilemiyor. İnsanları ikna etmek için somut örnekler ortaya koymak ve uygulanabilir projeler geliştirmek gerekiyor.” dedi.

Kadınların Gücü ve Gelecek Vizyonu

Kooperatifin en büyük gücünün bölgenin güçlü, üretken, inançlı ve topraklarına sahip çıkan kadınları olduğunu vurgulayan Solyalı, üretimin yanı sıra imalat süreçlerine de odaklanacaklarını belirtti. Ayrıca, kırsal kalkınmanın önemli bir parçası olan kırsal turizme de yoğunlaşmayı planladıklarını ifade etti. Solyalı, kalkınmanın kırsaldan ve kadından başlaması gerektiğine olan inancını dile getirdi.

Başlangıçta Yaşanan Zorluklar

Kuruluş sürecinde birçok zorlukla karşılaştıklarını ve başlangıçta toplantılarını kurucu üyelerden birinin bahçesinde yaptıklarını hatırlatan Solyalı, kurumsallaşmak adına Yeşilyurt’ta atıl bir kooperatif binasını kiralayarak yeniden işlevsel hale getirdiklerini anlattı. Tarım Bakanlığı’nın Türkiye Cumhuriyeti desteğiyle yürüttüğü hibe programından yararlanarak binayı restore ettiklerini ve soğuk hava deposu kurarak üretimi sürdürülebilir hale getirdiklerini söyledi. “Ürünlerin katma değerini artırmak ve rekabet avantajı sağlamak için alternatif çözümler geliştirilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Kooperatifin Gelişimi ve Üyeleri

Kooperatifin şu anda yaklaşık 40 üyesi bulunduğunu belirten Solyalı, “4 kadınla yola çıkan kooperatif, bugün 40’a yakın kadınla üretim faaliyetlerine devam ediyor.” diyerek, bölgenin kalkınmasına katkı sağlamak ve bu yolda ilerlemekten büyük bir gurur duyduklarını ifade etti. Yedi kişilik yönetim kurulu tarafından yönetilen kooperatif, dış denetim, satış ve pazarlama gibi alanlarda da destek almaktadır.

Kadın Kooperatifçiliğinin Önemi

Kadınların iş gücüne katılımının önemine değinen Solyalı, “Nüfusun yarısını oluşturan kadınlar kırsal kalkınmada kritik bir rol üstleniyor.” dedi. “Kadın kooperatifçiliği bu ülkede önemli bir fark yarattı” diyen Solyalı, 2021’de kurulan 4K kooperatifinin ardından bugüne kadar kadın kooperatifi sayısının beşe ulaştığını belirtti. Kadınların azmi sayesinde kooperatifçilik daha görünür hale geldi, güven arttı.” ifadelerine yer verdi.

İlk Sanayi Tipi Meyve Kurutma Tesisi

Süreç içerisinde Türk İş Birliği Koordinasyon Ajansı (TİKA) ile yollarının kesiştiğini ve bu kurumdan büyük destek aldıklarını ifade eden Solyalı, bu desteklerle ülkenin “ilk sanayi tipi meyve kurutma tesisini” kurduklarını dile getirdi. Kurutma tesisi hakkında bilgi veren Solyalı, her türlü meyve ve sebzeyi kurutma imkânına sahip olduklarına vurgu yaparak, çilek, portakal, mandalina gibi ürünlerin yanı sıra farklı ürünleri de kuruttuklarını ve piyasanın talebine göre tesisi çalıştırdıklarını söyledi.

Lefke Bölgesi ve Ürün Çeşitliliği

Lefke’nin tarihi, doğası ve tarımsal üretimiyle büyük bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Solyalı, “Ülkenin meyve-sebze üretiminin yüzde 35’i burada karşılanıyor. Çileğin yüzde 90’ı, kolakasın ise tamamı Lefke bölgesinde üretiliyor ve bu ürünlerin standartlara uygun üretilmesi ile pazara yönelik geliştirilmesi gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Kuruma Süreci ve Ürünler

Tüm ürünlerin bölgedeki kadınların emeğiyle üretildiğini altını çizen Solyalı, kurutma makinesinde üzüm sucuğu, tarhana, molehiya gibi ürünlerin de başarıyla kurutulduğunu belirtti. Daha büyük tesislerin kurulması ve sürecin kooperatifler aracılığıyla yürütülmesi gerektiğine inandığını vurgulayan Solyalı, böylece yerel işletmelerin ürünlerinin daha verimli değerlendirilebileceğine dikkat çekti. Kurutma makinelerinin günlük 100 kilo kapasiteye sahip olduğunu ancak kullanılan ürün grubuna göre elde edilecek miktarın değiştiğini belirten Solyalı, “Sürdürülebilir tarımı destekleyen bu modeli genişletmeye devam edeceğiz.” dedi.

Yerli Üretimin Önemi

Kuzey Kıbrıs’ta meyve kurutmanın genellikle ithal ürünlerle yapıldığını belirten Solyalı, yerli üretimi destekleyerek istihdam yaratılması ve ithal ürünlere karşı rekabet gücünün artırılması gerektiğini ifade etti. “Bu projenin kırsal kalkınma için bir model olacağına ve daha büyük yatırımların önünü açacak önemli bir adım niteliği taşıdığına inanıyorum.” diyen Solyalı, TİKA desteğiyle kurulan kurutma tesisinin, kadın üreticilere daha fazla imkân sağlayacağı ve onların üretim süreçlerinde daha aktif rol almasını mümkün kılacağı görüşünü belirtti.

Üretim Süreci ve Paketleme

Solyalı, kurutma tesisindeki üretim süreçleri hakkında bilgi vererek, kooperatifin doğal ve organik üretime verdiği öneme dikkat çekti. Kooperatif üyeleri ve bölge halkının ürettiği ürünleri kullandıklarına vurgu yaparak, “Tedarik edilen ürünler sırasıyla ayıklama, yıkama ve doğrama işlemlerinden geçiyor, ardından 14 saatlik kurutma sürecinin tamamlanmasıyla paketleniyor ve ürünler Lefkoşa’daki satış merkezine gönderiliyor.” şeklinde konuştu.

Satış ve Pazarlama Stratejileri

Lefkoşa’da haftanın beş günü ürün satışı yapıldığını aktaran Solyalı, günlük olarak hasat edilen taze sebze ve meyvelerin yanı sıra, kurutulmuş gıdaların ve diğer yerel ürünlerin de ilgi gördüğünü söyledi. “Tüketiciler taze ürünlere yoğun ilgi gösteriyor ve toplum kadın üreticileri destekleyerek 4K markasını sahiplenmeye devam ediyor.” diyen Solyalı, ürün yelpazelerinde Kıbrıs mandalinalarından ürettikleri limonatanın da yer aldığını ve bunu 4K markasıyla tüketiciye sunduklarını belirtti.

Kooperatifçilikte Destek İhtiyacı

Solyalı, kooperatifçiliğin gelişebilmesi ve kurumsal sürdürülebilirliğini sağlayabilmesi için finansal desteğin yanı sıra istihdam ve altyapı desteğinin de kritik olduğunu belirterek, yalnızca kalkınma planlarında yer almanın yeterli olmadığını, özellikle kuruluş aşamasında sağlanacak desteklerin üretimin devamlılığı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kooperatiflerin uzun vadeli başarısı için kurumsallaşma sürecinin desteklenmesi gerektiğini ifade eden Solyalı, devlet desteğinin kooperatifçiliğin güçlenmesi ve sürdürülebilirliği için önemli olduğunu, bu nedenle kamu kurumlarından sürekli destek talepleri ilettiklerini söyledi.

Kooperatifler Arası İş Birliği

Yeni noktalar açmak yerine mevcut kadın kooperatifleriyle iş birliği yapmayı tercih ettiklerini belirten Solyalı, “Bölgelerdeki mevcut kadın kooperatiflerini destekleyerek, onların da güçlenmesini sağlamak daha sürdürülebilir bir model olacaktır.” derken, “Her bölgede kendi kooperatiflerinin kurulması ve birbirleriyle dayanışma içinde olması en doğru kalkınma modelidir.” dedi. Ürünlerin daha geniş kitlelere ulaşması için pazarlama kooperatifleriyle iş birliği yapmaya başladıklarını da belirten Solyalı, kurutulmuş ürünlerin marketlere dağıtımı konusunda, 60 satış noktasına sahip çatı kooperatif Esnaf, Zanaatkâr ve Üreticiler Pazarlama Kooperifiti (EZKOOP) ile iş birliği içerisinde olduklarını söyledi.

Lojistik Sorunları ve Çözüm Arayışları

Bu süreçte bazı sorunlarla karşılaştıklarını ve kooperatifin en büyük sıkıntılarından birinin lojistik olduğunu belirten Solyalı, “Özellikle yaş meyve ve sebzelerin pazara hızlı erişimi çok önemli, çünkü bu ürünlerin hasat edildikleri anda tüketiciye ulaşması gerekiyor.” dedi. Bu sorunu çözmek için kamu kurumlarıyla görüşmeler yaptıklarını ancak henüz sonuç alamadıklarını kaydetti. “Adım adım ilerleyerek, üreticiden tüketiciye daha hızlı ve güvenilir bir zincir kurmayı hedefliyoruz.” diyerek, toplum ve ilgili kuruluşların desteğine ihtiyaç duyduklarını vurguladı.

Kırsal Turizm ve Sürdürülebilir Projeler

İleriki dönemde kırsal turizmi geliştirmek ve ürünlerin marka değerini artırmak için yeni projelere odaklanacaklarını belirten Solyalı, “Tüm ürünleri sertifikalı üretime geçirip, coğrafi tescil sürecini tamamlamayı hedefliyoruz.” dedi. Bölgenin turizm potansiyelini artırmak için yeni destinasyonlar oluşturacaklarını, ziyaretçilere üzüm bağları gezisi, doğa yürüyüşleri ve tarihi ziyaretler sunacaklarını ifade etti. Ayrıca, çevre temizliği, altyapı yatırımları ve güvenli yürüyüş yolları için Lefke Belediyesi ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde olduklarını belirtti.

Genç Nüfus ve Tarıma Kazandırma

Bölgedeki göç sorununa da değinen Solyalı, gençlerin bölgede kalmasını teşvik edecek projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Genç nüfusun tarıma ilgisinin azalması ciddi bir sorun ve tarım sektöründe nesilden nesile devam edecek bir yapı oluşturulmalı. Gıda arz güvenliği de en az savunma sanayi kadar kritik bir konu.” dedi. Kırsalda yaşayan insanlara destek verilerek şehirlerden uzaklaşmalarının önlenmesi gerektiğini belirten Solyalı, yerelden kalkınmayı esas alan projelerin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Başarı Hikayesi: Kooperatifçilikte Kadınların Rolü

Birleşmiş Milletler’in 2025’i “Dünya Kooperatifçilik Yılı” ilan ettiğini hatırlatan Solyalı, kooperatifçiliğin sosyal bir kalkınma modeli olduğuna vurgu yaptı. “Bize ‘Yapamazsınız’ dedikleri her şeyi başardık. Kadın emeğini görünür kılmaya ve kırsaldan başlayarak kalkınmayı sağlamaya devam edeceğiz.” diyerek, kadın kooperatiflerinin önemine dikkat çekti.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ