Bu Site Satılıktır

CTP’den Kıb-Tek’e Sert Eleştiri: Kıb-Tek’i Bitiren Anlayış, Hepimizi Karanlığa Gömdü

CTP’den Kıb-Tek’e sert eleştiri: yıkıcı anlayış karanlığa götürüyor; enerji politikamız ve halkın geleceği için uyarı niteliğinde bir analiz.

CTP’den Kıb-Tek’e Sert Eleştiri: Kıb-Tek’i Bitiren Anlayış, Hepimizi Karanlığa Gömdü

Bu sabah yaşanan elektrik kesintisi, ülke genelinde yönetim ve bakım eksikliklerinin açık bir göstergesidir. Kıb-Tek üzerinden yapılan açıklamalarda patlamanın Güneşköy Şalt Sahası’ndaki etkisi vurgulansa da, sorunun kökeninde uzun süredir süregelen ihmaller bulunduğu netlik kazanmaktadır. Aşağıdaki değerlendirme ve sorular kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla paylaşılıyor.

1. Patlama mı yoksa bakım eksikliği mi? Güneşköy Şalt Sahası’ndaki olayın arkasında asıl belirleyici unsurun bakım eksikliği olduğu düşüncesi vardır. Böyle bir ihmal zincirinin, diğer şalt sahalarında da düzenli bakımın yapılıp yapılmadığını sorgulamamıza yol açmaktadır. Şalt sahalarında beklenen bakımlar zamanında gerçekleştiriliyor mu?

2. Arızanın izole edilememesi Milisaniyeler içinde arızanın izole edilerek sistem güvenliğinin sağlanması gerekirken neden bu mümkün olmamıştır? İlgili bölgede arıza izole edilemeyince tüm santrallerin devre dışı kalmasına yol açan mekanizma nedir?

3. Enterkonnekte bağlantı ve bölgesel etkiler Arıza izole edildiğinde Teknecik ve Kalecik santralleri devrede kalacak, Haspolat Athalasa hattı üzerinden Güney Kıbrıs ile var olan enterkonnekte bağlantı akım taşımaya devam edecekti. Ancak bu senaryo böyle ilerlememiştir. Güney Kıbrıs ile enterkonnekte bağlantı hâlâ aktif midir, yoksa siyasi gerilimler nedeniyle kopma riski mi bulunmaktadır?

4. Önceki çöküşler ve bakım kültürü Şubat 2016’dan beri yaşanan en son şebeke çökmesi sonrasında Ağustos 2016’dan itibaren enterkonnekte bağlantının sürdürülmesiyle yeni bir çöküş olmamıştı. Bugünkü durum, primer sistemde bakım eksikliğinin kabul edilebilirliğini ortadan kaldırmaktadır. Koruma sistemi ve istikrar konularında şebekede ciddi bir sorun olduğu izahta zorunlu bir gerçek olarak ortaya çıkmaktadır. Arızanın bölgede izole edilemeyip santrallere kadar yansıması ve enerjinin yok olması kabul edilemezdir.

5. Black Start süreci Arıza sonrası “black start” işleminin birkaç saat içinde başlaması gerekirken, saatlerce süren bir başlatma süreci yaşanmıştır. Yaklaşık 4 saatlik bir gecikmenin ardından kısmen enerjilenen bölgeler yeniden çökme yaşamıştır. Eğer Güney Kıbrıs ile iyi ilişkiler ve koordinasyon söz konusu olsaydı, kesinti süresi çok daha kısa olabilirdi.

İlgili soruların yanıtı ve benzer olayların tekrarını önlemek adına alınması gereken tedbirler, şu şekilde özetlenmelidir: patlamanın kesin sebebi nedir, Güneşköy dışında diğer şalt sahalarında bakım ve izleme süreçleri ne durumda, tüm santrallerin neden devre dışı kaldı, neden Black Start hızlı bir şekilde gerçekleştirilemedi, ve mevcut riskleri azaltmak için hangi somut adımlar atılmaktadır?

KIB-TEK ve yönetim hesap verilebilirliği Hükümet ile atanan yönetimin, kurumu şeffaflık ve kamusal çıkarlar açısından zayıflattığı yönündeki tespitler güçlenmektedir. Santralları yakıtsız bırakma, bakım eksiklikleri ve sayaç yolsuzluğu gibi konular Sayıştay raporlarıyla belgelenmiş olup, ilgili tedbirlerin derhal uygulanması gerekmektedir. Kalecik 3 sözleşmesi ve enerji teminindeki tekelleşme süreçleri de, kamu yararı açısından yeniden değerlendirilmelidir. Enerji arz güvenliği için etkili denetim, hesap verebilirlik ve kamu çıkarına uygun yönetim şarttır.

Bu süreçte emek ve çaba gösteren kurum çalışanlarına teşekkür etmekle birlikte, hükümetin ve atadığı yönetimin derhal değişmesi talebimiz değişmeden sürmektedir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ