Bu Site Satılıktır

Amcaoğlu: Gelin enterkonnekte olalım

Amcaoğlu ile gelin, interkonnekte olalım: modern, akıcı bir bağ kurmanın yolu. Bugünkü içerik ile iletişimi güçlendirin.

Amcaoğlu: Gelin enterkonnekte olalım

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, enterkonnekte elektrik projesi tartışmalarında Türkiye üzerinden KKTC’yi Avrupa’ya bağlama fikrini vurguladı. Güney Kıbrıs’ın enerji alanındaki planlarına karşı alternatif olarak, KKTC’nin 333 gün güneş alan şartlarını kullanarak Türkiye üzerinden Avrupa’ya yönelme önerisini yeniden öne çıkardı. Rumların Girit üzerinden Yunanistan’a bağlanma çabasını eleştiren Amcaoğlu, KKTC’nin jeopolitik ve ekonomik açıdan daha uygulanabilir bir yol olabileceğini belirtti.

“Rum Yönetimi iş birliğinden kaçınıyor” sözleriyle Güney Kıbrıs’ın ortak projeler karşısındaki tutumunu eleştirdi. İnsanlık krizlerinde bile ortak gelecek için adım atmaktan kaçınıldığını ifade eden Amcaoğlu, Güney Kıbrıs’ın havadan ve karadan desteklere “hayır” diyebildiğini belirtti ve bu zihniyetin barışa hizmet etmediğini savundu.

Program kapsamında Halil Esendağlı’nın sunduğu “Her Şey Masada” adlı televizyon programında, KKTC’ye Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesi ve yenilenebilir enerji projelerinin öne çıkan noktaları konuşuldu. Amcaoğlu, KKTC–Güney Kıbrıs hattındaki iki büyük projeyi karşılaştırdı: Girit üzerinden Yunanistan’a bağlanma projesinin 1.208 kilometre uzunluğunda ve yaklaşık 2 milyar dolar maliyete sahip olduğunu, buna karşı Türkiye ile KKTC arasındaki planlanan 95 kilometrelik kablo hattının ise sadece 450 milyon dolara mal olacağını vurguladı. Ayrıca işletme giderleri açısından da devasa bir fark olduğunu belirtti; Güney Kıbrıs’ın projesinin yıllık 50–60 milyon dolar, Türkiye–KKTC hattının ise yalnızca 4–5 milyon dolar olacağını kaydetti.

AB’nin 700 milyon euroluk hibeyi gündeme getirdiğini anımsatan Amcaoğlu, Güney Kıbrıs’ın 270 kilometrelik Türkiye karasularından geçecek güzergâhın riskli ve derin deniz yatağı nedeniyle fizibil olmadığını iddia etti. AB’nin bu projenin fizibil olmadığını savunarak destek vermediğini belirtti. Türkiye’den KKTC’ye kabloyla elektrik getirilmesini hedefleyen projenin ekonomik ve uygulanabilir olduğunun altını çizdi ve karşı projeye kıyasla daha avantajlı olduğunu ifade etti.

Kablo ile elektrik projesinin önemi üretim kapasitesi ve entegrasyon süreci üzerine konuşan Amcaoğlu, “ENTSO-E sistemine entegre olacak 95 kilometrelik, 2×400 megavatlık toplam 800 MW kapasiteye sahip proje ile kuzey ve güneyin entegrasyonu sağlanacak. Bu proje, 2 milyar dolarlık maliyet yerine sadece 450 milyon dolarda uygulanabilir ve yıllık işletme gideri 4–5 milyon dolar olarak öngörülüyor; karşı taraf projedeki işletme giderleri ise yıllık 50–60 milyon dolar olarak hesaplanıyor.” dedi.

Güney Kıbrıs’ın enerji projesindeki kararlarının, Kıbrıs Türk tarafını etkilediğini ifade eden Amcaoğlu, Güney’in Girit üzerinden Yunanistan’a bağlanma planının da enerji güvenliği açısından riskler taşıdığını söyledi. Türkiye üzerinden ENTSO-E’ye dahil olan bir yapı ile bu hedefin daha salık ve ucuz bir şekilde gerçekleştirilebileceğine işaret etti. 333 gün güneşlenen KKTC’nin yeşil enerji potansiyelini Avrupa ile entegre etmenin esas hedef olduğunu vurguladı.

“Cayır cayır yanarken bile hayır” diyerek Güney Kıbrıs’ın kendilerine karşı tutumunu eleştiren Amcaoğlu, uluslararası havaalanı kullanımı, 75 milyon metreküplük suyun değerlendirilmesi ve enerjinin enterkonnekte edilmesi gibi konularda gerçeklerin açık olduğunu; buna rağmen bazı yaklaşımların değişmediğini ifade etti. Güney Kıbrıs’ın bu konularda bile yapıcı olmaması, iki toplumun aynı zeminde birleşmesini zora sokuyor.”

Güneş enerjisine karşı yaklaşım hakkında da konuşan Amcaoğlu, AB’nin finanse ettiği 35 megavatlık iki toplumlu güneş enerjisi projesinin Güney Kıbrıs tarafından engellendiğini belirtti. Proje teknik altyapısı hazırken paylaşım şartları konusunda yaşanan zorluklar ve “tümünü bize verin” talepleriyle projenin durdurulduğunu ifade etti. Bu yaklaşımın, insani ve ekonomik ortaklık hedeflerini zayıflattığını söyledi.

Amcaoğlu, Kuzey Kıbrıs ile Güney Kıbrıs arasında ekonomik iş birliğinin aslında uzun vadeli bir gereklilik olduğuna dikkat çekti. Kuzey Kıbrıs’a gelen üçüncü ülkeler ve bölgesel ilişkiler bağlamında, ortak projeler sayesinde barışın inşa edilmesi gerektiğini belirtti. İki toplumun aynı coğrafyada yaşamanın zorluklarını aşabilmesi için zihniyetlerin değişmesi gerektiğini vurgulayarak, evrensel insani değerlerin korunmasının önemine işaret etti.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ