Elektrikte çare enterkonnekte
Elektrikte çare enterkonnekte: enerji tasarrufu, güvenli çözümler ve yenilikçi teknolojilerle verimliliği artıran stratejiler.

Elektrik Mühendisi Mustafa Tuncel, ülkedeki elektrik sorununu Kalecik-3 sözleşmesinin Türkiye ile enterkonnekte bağlantısı üzerinden çözebileceğini belirtiyor ve sistemin faydalarına dikkat çekiyor. Kablonun faydaları… AKSA ile yapılan Kalecik-3 anlaşmasının temelinde kablo yatırımının yattığını vurgulayan Tuncel, bu kablonun gelmesiyle hava kirliliğinin azalacağını, arz güvenliğinin güçleneceğini, elektrik kesintilerinin sona ereceğini ve yenilenebilir enerji kapasitesinin önemli ölçüde artacağını ifade etti. Ayrıca döviz bazlı yakıt bağımlılığından kurtulacaklarını, Güney Kıbrıs’tan fahiş elektrik alımının sonlanacağını ve enerji kaynaklarının çeşitleneceğini sözlerine ekledi.

Temiz havaya sahip olacağız… Tuncel, sözleşmeye göre elektrik ihtiyacının kablodan karşılanacağını, Kalecik ve Teknecik’teki dizel yakıtla çalışan tüm santrallerin devre dışı bırakılacağını, yalnızca yedek güç olarak tutulacaklarını vurguladı. Bu husus halk sağlığı için çok önemli olduğundan, Kalecik-3 sözleşmesinin en kritik noktası olarak gösterdi. “Vatandaş temiz havaya sahip olacak. Ancak Kalecik-3 sözleşmesini istemeyenler ‘kablo olmaz, daha fazla dizel jeneratör alalım’ diyerek halk sağlığını düşünmüyorlar.”
Kira bedeli azaldı mı? El-Sen Başkanı’nın AKSA ile imzalanan sözleşmede “kira bedeli adı altında fazladan paralar ödendiği” yönündeki açıklamalarını hatırlatan Tuncel, bunların doğru olmadığını rakamlarla ortaya koydu. “Kalecik-2 sözleşmesinde her kilowatt-saat başına 4.30 dolar cent ödeniyordu; Kalecik-3’te bu bedel 3.5 dolar cent’e düşürülmüş. Yani kira bedeli aslında daha da azalmıştır.” diye konuştu ve kira bedelinin Güney Kıbrıs’ta da operating cost olarak karşılığı bulunduğunu ekledi.
Çalışmanın içeriği ve beş madde Elektrik Mühendisi Mustafa Tuncel, ‘Enerji Politikasında Göz Ardı Edilen Gerçekler’ başlıklı çalışmasını paylaştı. Bu incelemeyi beş ana maddeye indirdiğini ve bunları KIBRIS muhabirine anlattığını söyledi: hava kirliliği sınırları, yenilenebilir enerji hedefleri, denizaltı kablosuyla enterkonnekte olmak, elektrikte üretim bedeli ve arz güvenliğinde görülen gelişmeler. Ülkenin en önemli ihtiyacının Türkiye’den sağlanacak enterkonnekte bağlantı olduğuna vurgu yapan Tuncel, El-Sen ile Makine Mühendisleri Odası Başkanlarının buna karşı çıkmasının anlamsız olduğunu savundu.
Hava kirliliği ve AB mevzuatı KKTC’de Teknecik ve Kalecik’te yoğun hava kirliliğine dikkat çeken Tuncel, Rum tarafında aynı seviyede kirlilik olmadığını belirtti. AB mevzuatına göre 2010’da hedeflenen 2020 kirlilik azaltımının %20 olması gerekiyor ve 2030’a kadar %55, 2040’a kadar ise %90 azaltım hedefleniyor. Yenilenebilir enerji kullanımında ise 2030 için %45’lik bir hedef öngörülüyor. Kalecik-3 sözleşmesi sağlık açısından halkın yararınadır diyerek sözleşmenin bu açıdan önemli olduğunu söyledi.
Fizibilite raporu ve kablo projesi Tuncel’e göre 2012-2017 yılları arasındaki Türkiye ile imzalanan tüm Ekonomik ve Mali İşbirliği Protokollerinde kablo projesi yer aldı; ancak El-Sen bu projeyi engelledi. “Hasan Ulaş Altıok’a rapor hazırlatıldı ve ‘fizibil değildir’ denildi; şimdi de aynı zihniyet projeyi yeniden engellemeye çalışıyor.” Fakat günümüzde şartlar değişti: Rum tarafı Girit’ten Larnaka’ya uzanan denizaltı kablosu için adımlar atıyor; ilk ödemeler bile yapılmış durumda. Türkiye ise bu projeye yönelik engellerin diplomatik yollarla aşılacağını ve AB’nin arabuluculuğunun süreci olumlu yönde destekleyeceğini belirtiyor.
Yenilenebilir enerji ve kabloyla artırılması AB’nin yenilenebilir enerji hedefinin %45 olduğu savunuluyor; ancak kablo ile enterkonnekte olunmadığı sürece yenilenebilir enerji yatırımlarının da sınırlı kalabileceğini vurgulayan Tuncel, kablo yatırımıyla bu kapasiteyi önemli ölçüde artırmayı hedefliyor. Güney KKTC’de enerji arzında kablo olmadan yaşanan kayıplara dikkat çekti ve Rum tarafının Girit’ten kablo geliştirme girişimini anlattı.
SANHO yatırımı, mahkeme ve halkın kaybı Elektrik Mühendisleri Odası’nın kamu yararı taşıyan bir projeyi mahkemeye taşımasını eleştiren Tuncel, 50 MW’lık güneş enerjisi projesinin iptal edildiğini hatırlattı. Oda yönetiminin kamu yararı yerine başka nedenlerle hareket ettiğini savundu. Buna karşılık Rum Elektrik Kurumu’nun güneş enerjisi yatırımlarını sürdürdüğünü ve toplumun faydasını gözettiğini ifade etti.
Protokollerde yazılanlar… Güney yaptı, biz baktık! Türkiye ile Mali ve Ekonomik İşbirliği protokollerinde 2012’den itibaren elektrik üretim, iletim ve dağıtımının ayrışması ve enterkonnekte sisteme geçilmesi çalışmalarının hız kazanacağı yazılıydı; ancak adım atılamamıştı. Tuncel, bu uygulamanın Güney Kıbrıs’a da yürütüldüğünü ve bugün Türkiye’nin kablo konusundaki talebinin karşılanması gerektiğini ifade etti. AKSA ile Kalecik-3 anlaşmasının esasını kablo yatırımı oluşturuyor; bu sayede hava kirliliği azalacak, arz güvenliği güçlenecek, kesintiler son bulacak, yenilenebilir enerji kapasitesi artacak ve enerji kaynakları çeşitlenecek.
“El-Sen gerçek rakamları söylemiyor” KIB-TEK’in 2023 ve 2024 yıllarına ait yakıt giderleri üzerinden yapılan karşılaştırmalarda, El-Sen’in üretim maliyetine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunan Tuncel, yakıt bedeli ve kira bedelinin hesaplanış biçiminin doğru anlaşılmadığını belirtti. 2023 yılında yakıt bedelinin kilowatt-saat başına yaklaşık 12.26 dolar cent olduğuna işaret eden Tuncel, El-Sen’in 9.97 dolar cent iddiasının, kira bedeli ve operasyonel giderlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. 2024 yılında da benzer rakamlar üzerinden hesaplamaların gerektiğini belirtti. Ayrıca El-Sen’in “AKSA’dan enerji bedeli 14.7 dolar cent; KIB-TEK üretim maliyeti 9.97 dolar cent” gibi karşılaştırmalarını eleştirdi ve gerçek rakamlar üzerinde durulması gerektiğini söyledi.
“Jeneratörler ikinci el mi?” AKSA’nın 35 megawattlık jeneratörleri ile KIB-TEK’e getirilen tribünler konusundaki açıklamaları eleştiren Tuncel, başlangıçta buna yönelik haberlerin ikinci el olduğu bilgisinin geldiğini, kablo gelene dek ek kapasitenin gereklilikten ötürü alındığını ve kabloyla birlikte bu jeneratörlerin devre dışı kalacağını ifade etti. Türkiye’nin EÜAŞ’tan gaz tribünü getirdiğini de belirtti.
“AKSA’ya ödenen kira bedeli düştü” Kalecik-3 sözleşmesinde yakıt bedelinin nasıl belirlendiğini ve formüllerle hesaplandığını açıklayan Tuncel, kira bedelinin tüketicilerin KIB-TEK’e ödedikleri enerji bedeliyle aynı birim üzerinden hesaplandığını belirtti. El-Sen’in iddialarını tek tek çürüten Tuncel, Sayıştay’ın geçmişteki hesaplama hatalarına da değinerek kira bedellerinin gerçek maliyetleri kapsayacağını ifade etti. Güney Kıbrıs ile karşılaştırmalar üzerinden, işletme maliyetinin yakıt bedeli ve diğer giderlerle nasıl ayrıştırılması gerektiğini açıkladı. Konuşmalarında, şu sözlerle sonlandırdı: “Güney’de operating cost yüzde 37’dir; bizim durumda bu kalemler iç içe geçmiş ve yanlış algı yaratılıyor.”





