Bu Site Satılıktır

Ersin Tatar’dan Kıbrıs Türk Halkına Güçlü Mesaj: Mülkiyet ve Egemenlik Mücadelemiz Devam Ediyor

Ersin Tatar, Kıbrıs Türk halkına güçlü mesaj veriyor: Mülkiyet ve egemenlik mücadelemiz kararlılıkla devam ediyor. Detaylar için hemen tıklayın.

Ersin Tatar’dan Kıbrıs Türk Halkına Güçlü Mesaj: Mülkiyet ve Egemenlik Mücadelemiz Devam Ediyor

Kıbrıs Türk Halkının Hakları ve Mücadele Azmi

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk halkının kendi bağımsızlık ve egemenlik haklarını koruma konusunda gösterdiği kararlılığı vurgulayarak, ekonomik güçlenme ve uluslararası arenada haklı yerini alma mücadelesinin devam ettiğini belirtti. Tatar, özellikle uluslararası hukuku hiçe sayan Rum liderliğinin sistematik saldırılarla halkımıza karşı yürüttüğü saldırıların, sadece hukuka değil, temel insan haklarına da açıkça aykırı olduğunu ifade etti.

Rum Liderliğinin Mülkiyet Politikaları ve Geçmişteki Acı Tecrübeler

Rum yönetiminin mülkiyet meselesini bir baskı ve şantaj aracı olarak kullanmaya devam ettiğine dikkat çeken Tatar, 1963 yılındaki acı hatıralara vurgu yaptı. Tatar, şunları söyledi: “1963’te, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yapısı tek taraflı olarak değiştirilmiş ve Kıbrıs Türkleri devlet yönetiminden dışlanmış, ekonomik ve mülkiyet hakları gasp edilmiştir. Bu süreçte on binlerce Kıbrıslı Türk, zorla mal ve mülklerinden uzaklaştırılmış, köyler boşaltılarak halkımız gettolara hapsedilmiştir. Bu trajik olaylar, uluslararası toplumun gözleri önünde cereyan ederken, hiçbir müdahale yapılmamış ve adil bir çözüme ulaşılmamıştır.”

Taşınmaz Mal Komisyonu ve Hukuki Çareler

2005 yılında kurulan Taşınmaz Mal Komisyonunun, mülkiyet ihtilaflarının çözümünde yasal ve etkili bir mekanizma olduğunu belirten Tatar, bu kurumun üç temel çözüm sunduğunu açıkladı:

  • Tazminat: Mülkün değerinin hesaplanması ve sahiplerine ödenmesi
  • Takas: Mevcut mülklere karşılık başka mülklerin verilmesi
  • Iade: Mülkün eski sahiplerine geri verilmesi

Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2010 yılında aldığı Demopoulos kararı ile TMK’nın iç hukuk yolu olarak kabul edildiğine ve mülkiyet sorunlarının çözümünde adil bir yaklaşım sergilendiğine dikkat çekti.

Uluslararası Hukukun İhlali ve Rum Yönetiminin Saldırısı

Tatar, Rum yönetiminin, AİHM kararlarına rağmen, TMK’nın sunduğu yasal hakları görmezden geldiğine ve iç mevzuatı kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalıştığına vurgu yaptı. Şöyle devam etti: “Rum liderliği, kendi iç hukuk sistemini halkımızın haklarını gasp etmek ve Kıbrıs Türk halkını kuşatma altına almak için araç olarak kullanmakta, bu da uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Bu tutum, uluslararası toplumun sorumsuz ve sessiz kalmasıyla güç kazanmakta ve adalet duygusunu zedelemektedir.”

İç ve Dış Politika Desteği ile Mücadele

Sabırlı ve kararlı bir şekilde, ilgili kurumlar, meslek odaları ve sektör temsilcileri ile sürekli istişareler yaparak ortak akıl oluşturmaya devam ettiklerini belirten Tatar, halkın hak ve çıkarlarını koruma yolunda mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı. “Uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmek ve halkımızın haklarını savunmak adına girişimlerimiz devam etmektedir. Uluslararası alanda, özellikle yabancı büyükelçilikler ve ilgili kurumlar nezdinde aktif diplomasi yürütmekteyiz.”

Uluslararası Toplumun Sessizliği ve Sonuçlar

Uluslararası toplumun, Rum yönetiminin hukuk dışı eylemlerine karşı sessiz kalmasının, adil ve hakkaniyetli çözüm arayışlarını zayıflattığını belirten Tatar, şu sözlerle eleştirdi: “AİHM kararlarının ihlal edilmesi, mülkiyet haklarının gasp edilmesi ve iç hukuk yollarının hiçe sayılması yalnızca Kıbrıs Türk halkına değil, aynı zamanda uluslararası hukuka da ağır bir saldırıdır. Bu sessizlik, hukukun üstünlüğünü zayıflatmakta ve adil çözüm sürecini olumsuz etkilemektedir.”

Kararlı Duruş ve Halkın Gücü

Son olarak, Tatar, Rum yönetimine karşı kararlı duruşlarını sürdüreceklerini, halkın haklarını ve egemenliklerini koruma azimlerinin devam edeceğini belirtti. “Halkımızın iradesi satılık değildir. Haklarımızın gasp edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Egemenlik, mülkiyet ve ekonomik çıkarlarımızı her platformda savunmayı sürdüreceğiz. Bu topraklarda varoluş mücadelemizde gösterdiğimiz kararlılık gibi, bugün de haklarımızı koruma yolunda aynı iradeyle hareket edeceğiz.”

Buradan açıkça ilan ediyorum: Rum yönetiminin hukuk tanımaz, baskıcı ve yıldırma politikalarına karşı mücadelemiz devam edecek; adaleti ve hakkaniyeti sağlayacak çözümler için kararlılıkla duracağız.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ