Harmancı’dan Seçim ve Bölgesel Gelişmeler Üzerine Kapsamlı Değerlendirme
Harmancı’dan seçim ve bölgesel gelişmeler üzerine kapsamlı analiz; güncel değerlendirmeler, etkiler ve trendler hakkında güvenilir özet.

Mehmet Harmancı, seçim sürecinde toplumun farklı kesimlerinin bir araya gelmesinin olumlu sonuçlar doğurduğunu belirterek, sahadaki birlikteliğin insanlar arasında olumlu yansımalarını vurguladı. “İnsanların kol kola girip tek hedef etrafında birleşmeleri sahaya etkili bir şekilde yansıdı,” ifadesiyle süreci özetledi.
Hazırda gerçekleştirilen televizyon programında ülke gündemi, bölgesel gelişmeler ve yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Harmancı, ortak aklın hakim olmasının ve birlikte hareket etmenin gerekliliğini vurguladı. Karşı cepheleşmenin varlığını kabul eden Harmancı, bu duruma karşı da toplumsal dayanışmayı güçlendirecek bir birliktelik kurmanın öncelikli hedef olduğuna işaret etti. “Tarihî bir birliktelik çerçevesinde ilerlediğimizi düşünüyorum,” sözleriyle süreci özetledi.
Seçimlerin kolay geçmeyeceğini hatırlatan Harmancı, yoğun müdahale ve temasların döneme damgasını vuracağını belirtti. Kıbrıs Türk toplumunu güvenlik sarmalına almak isteyen yaklaşımların son 11 gündür artış gösterdiğini dile getirdi.
Travmayı en çok yaşayan kitle olarak TDP’nin seçmen ve üyelerinin öne çıktığını ifade eden Harmancı, 2020 seçimleriyle başlayan süreçte toplumun bazı alanlarda on yıllar boyu geri gittiğini savundu. Birlikte hareket edilemediği ve müdahalelere ortak tepki verilemediği için bedelin tüm toplum tarafından ödendiğini söyleyen Harmancı, bu fedakârlıkla sahada bulunma çabasını sürdürdüklerini belirtti. “Toplumsal menfaatler ön planda, güven inşası için çalışıyoruz,” dedi.
UBP’nin Meclis’e sunduğu iki devletli çözüm tasarısıyla ilgili görüşünü paylaşan Harmancı, seçime yaklaşırken alelacele hazırlanmış bir metnin Meclis’e getirilmesinin yanlış olduğunu savundu. Bu yaklaşımın seçim amaçlı bir hamle olduğuna ve toplum için tehlike taşıdığını ileri sürdü. Tasarıdaki ifadelerin 2024 Temmuz kararlarını anımsattığını belirten Harmancı, bu adımın Türkiye’ye karşı saygısızlık olarak algılanabileceğini ifade etti.
Harmancı, tasarının Avrupa Birliği açısından muhtemel olumsuz sonuçlarına işaret etti. AB Konseyi’nin olası yeni kararlarının mali yardımlar, Yeşil Hat ve hellim ticareti gibi kazanımları tehdit edebileceğini, iki devletli çözüm söyleminin garantörlük zeminini de zayıflatabileceğini vurguladı. Demokratik katılımın beş yıllık süreçte zayıfladığına dikkat çekerek, sivil toplum ve demokratik kitle örgütlerinin sürecin dışında bırakıldığını ifade etti. Her hükümet değişiminde yeni bir tasarı üretme alışkanlığının sürdürülebilir olmadığını belirtti.
Güçlü bir lidere ihtiyaç olduğuna dair görüşünü paylaşan Harmancı, ülkede yolsuzluklar vedenetim eksikliklerinin üzerinde durarak, vicdanen rahatsızlık duyulacak adımların önüne geçebilecek, anayasal yetkilerini toplumsal hassasiyetler çerçevesinde kullanabilecek bir lidere ihtiyaç olduğunu söyledi. Uluslararası meşruiyet ve saygınlığın erimesine karşı, toplum olarak kendi meşruiyetimizi güçlendirecek bir liderin gerekliliğini vurguladı.
Doğu Akdeniz’deki gelişmelere değinen Harmancı, gerilimin sürmesinin Kıbrıs için tehlike arz ettiğini belirtti. Türkiye ile AB ve ABD arasındaki ilişkilerin gerilimi azaltacak yönde ilerlemesi halinde, taraflar arasında karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm süreciyle ilerlemenin mümkün olduğunu ifade etti. Doğrudan çatışmayı düşürüp diyaloga yol açacak bir siyasi liderin gerekliliğini yineledi.
Tufan Erhürman’ın Türkiye ile sağlıklı diyalog kurabilecek bir lider olduğuna inandığını belirten Harmancı, özellikle Mal Tazmin Komisyonu’nun Türkiye ile istişare edilerek hazırlanmış bir anayasa profesörü tarafından yürütülebileceğini ifade etti. Bazı kesimlerin bu konuda “anlaşmazlıklar” dile getirdiğini ancak bunların çözümün önüne geçmemesi gerektiğini belirtti.
Seçim sonrası döneme ilişkin vurgu yapan Harmancı, hükümetin dağılma ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çekti. Tufan Erhürman etrafında birleşen kesimlerin öfke dili yerine barış ve sevgi dilini tercih ettiğini sözlerine ekledi. 19 Ekim tarihinin önemli bir dönüm noktası olduğuna işaret eden Harmancı, bu süreçte toplumun alnının akıyla yoluna devam edeceğini vurguladı.
Sonuç olarak, Harmancı, Kıbrıs Türk toplumu ve liderliğinin bu zor dönemde güvenli ve kapsayıcı bir gelecek için bir arada durmasının hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Bu süreçte herkesin ortak akıl ve samimi çaba ile hareket etmesi gerektiğini ifade etti.





