Hastanın Güvencesi ve İki Egemen Devlet Vizyonu: Hakan Dinçyürek’in Federasyon Tartışmalarına Cevabı
Hakan Dinçyürek’in federasyon tartışmalarına yanıtı ve hastanın güvencesiyle iki egemen devlet vizyonunu ele alan kapsamlı bir analiz.
Sağlık Bakanı ve Ulusal Birlik Partisi Gazimağusa Milletvekili Dr. Hakan Dinçyürek, Elif Şen Çatal’ın programında Cumhuriyet Meclisi’ne sunulan İki Devletli Çözüm önerisini ve federasyon tartışmalarını değerlendirirken, Kıbrıs Türk halkının artık umut çağrılarına karşı iradesini güçlendirecek bir devlet vizyonuna ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Dinçyürek, bu süreçte somut konuşulan tüm konuların Crans Montana sonrası masadan kaldırıldığına dikkat çekti ve “artık yeni bir yol haritası gereklidir” dedi.
“60 yıllık müzakere defteri kapandı” diyen Bakan, geçmiş dönemde toprak, garantiler, güvenlik ve yönetim paylaşımı gibi başlıkların ele alınmadığını ya da tartışılmadığını ifade etti. Rum tarafının masayı devirdiğini ve bu savaşın BM Genel Sekreteri Guterres tarafından dünya kamuoyuna ilan edildiğini kaydeden Dinçyürek, Türkiye’nin de aynı parametrelerle masa başında yer almayacağını vurguladı. Bu durumun uluslararası diplomaside kırılma yarattığını belirterek, federasyon parametrelerinin artık güncelliğini yitirdiğini söyledi.
“Türk askeri bu adada sonsuza kadar kalacak” sözleriyle güvenliğin vazgeçilmezliğine işaret eden Bakan, bölgede yaşanan çatışma ve kan dökülmesinin eşiğinde olduğumuzu belirtti. Türkiye’nin garantörlüğünün güvenlik açısından temel bir unsur olduğunu ifade eden Dinçyürek, garantilerin pazarlık konusu yapılamayacağını ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kurup bugünlere taşıyan bir iradenin yarınlarda da aynı kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.
“Kıbrıs Türkü’nü azınlık gibi gören zihniyetle müzakere olmaz” diyerek Rum yönetiminin Türkleri azınlık gibi gördüğünü belirten Bakan, federasyon için gerekli zeminin oluşabilmesi adına tarafların gerçekçi davranması gerektiğini belirtti. Rum tarafının son müzakerelerde “sıfır asker, sıfır garanti” şartını öne sürmesini hatırlatarak, Türk tarafının iki egemen devlet temelinde bir çözümü benimsediğini ve garantör Türkiye Cumhuriyeti’nin bu pozisyonda kaldığını vurguladı.
“Türkiye’nin politikası net: İki egemen devlet” ifadesiyle Türkiye’nin Kıbrıs politikasının devlet politikası düzeyinde benimsenmesini hatırlatan Dinçyürek, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 18 Temmuz 2024’te federasyon defterini kapattığını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM kürsüsünden yaptığı çağrıları anımsattı. Milli Güvenlik Kurulu kararlarının da bu doğrultuda olduğuna değinen Bakan, Türkiye’nin iki egemen eşit devlet dışında bir çözüm kabul etmeyeceğini belirtti.
“Halkımız takiyeyi değil, netliği ödüllendirecek” diyen Dinçyürek, seçim sürecinde bazı çevrelerin umut üzerinden siyaset yapmaya çalıştığını savundu. Uzun süredir hayal sattıklarını belirten Bakan, Kıbrıs Türk halkının hangi liderin devletini savunduğunu ve hangi politikanın topraklardan vazgeçmeyeceğini çok iyi gördüğünü ifade etti. Sandıkta iradesini, devletini yaşatacak olanlardan yana kullanacağını söyleyen Dinçyürek, halkın takiyeyi değil netliği ödüllendireceğini vurguladı.
“Bu seçim, tezlerin yarışı olacak” diyen UBP Milletvekili, yaklaşan Cumhurbaşkanı seçimlerinin Kıbrıs Türk halkı için tarihi bir dönemeç olacağını belirtti. Federasyon hayalini sürdürmek isteyenlerle egemen devletini koruma amacı taşıyanların yarışında, geçmişte yaşananları unutmayan halkın kimin neyi savunduğunu çok iyi bildiğini ifade etti.