Karpaz Bölgesinde Eşek Katliamı Üzerine Basın Açıklaması
Karpaz Bölgesi’nde meydana gelen eşek katliamı hakkında yapılan basın açıklamasında, hayvan haklarına dikkat çekiliyor. Bu üzücü olayın sonuçları ve alınması gereken önlemler ele alınıyor. Detaylar için tıklayın!

Karpaz bölgesinde 14 eşeğin acımasızca öldürülmesi üzerine, sivil toplum örgütleri Meclis önünde bir basın açıklaması düzenledi.
Açıklamada, Ceza (Değişiklik) Yasası’nın Meclis’e geri gönderilmesinin ardından, bu yasanın bir an önce geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
İlk olarak söz alan Kıbrıs Türk Barolar Birliği (KTTB) Hayvan Hakları Komitesi Eş Başkanı Avukat Nursel Karabetça, 14 eşeğin öldürülmesinin tüm toplumu derinden etkilediğini belirtti.
Karabetça, “Bu eşeklerin öldürülme sebebi ne olursa olsun, önemli olan onların hayatlarının sonlandırılmış olmasıdır.” diyerek, bu durumun gündemde olan ve sürekli ertelenen Ceza (Değişiklik) Yasası’nın ne denli önemli olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Olayın arkasındaki asıl sebebin denetimsizlik olduğunu savunan Karabetça, eğitim ve denetimin gerekliliğini vurgulayarak, “Ceza belki caydırıcı olmayabilir, ancak toplumun kontrol altına alınması ve suç oranlarının düşürülmesi açısından önemli bir adım olacaktır.” dedi.
Çevre Platformu ve çevre örgütleri adına açıklama yapan Hasan Sarpten, toplumun çeşitli kesimlerinden birey ve örgütlerin, bu katliama neden olanların hızla soruşturulup en ağır şekilde cezalandırılması için çağrıda bulunduğunu belirtti.
Sarpten, “Sadece silahları ateşleyenler değil, yeterli ilgiyi göstermeyen yetkililer ve siyasiler de bu olaydan sorumludur.” diyerek, Karpaz’daki eşeklerin rehabilitasyonu için 20 yıldır hazırlanan projeleri göz ardı eden siyasiler ve başta Çevre Bakanlığı olmak üzere, ülkeyi yöneten herkesin hayvanların yaşam hakkını koruması gerektiğini vurguladı.
Dünya Yalnız Bizim Değil Hareketi adına konuşan Nazen Şansal, “Ülkemizde sadece hayvana değil, çocuğa, kadına ve emekçiye yönelik şiddetin giderek arttığı bir dönemdeyiz.” diyerek, yalnızca Karpaz’daki eşekleri değil, sokaklardaki canları da savunmak için mücadele ettiklerini ifade etti. Şansal, Ceza Yasası’nı değiştirmek için gösterdikleri çabanın yasayı Komite’ye geri döndürdüğünü belirterek, “Cumhuriyet Meclisi Hukuk, Siyasi İşler, Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi’nin hazırladığı Ceza (Değişiklik) Yasa Önerisi, Komite’den oybirliği ile geçmiş olmasına rağmen, Meclis Genel Kurulu’nda ‘horoz dövüşleri kültürümüzde var’ gibi söylemlerle ertelendi.” dedi.
Bunun yanı sıra, yasa tasarısının şimdi de kadük edilmeye çalışıldığını savunan Şansal, “Hayvan hakları ile insan haklarının birlikte gelişeceğini bilenler olarak, ceza yasasının peşini bırakmayacağız.” dedi.
Kıbrıs Türk Biyologlar, Doğayı Araştırma ve Koruma Derneği (BİO-DER) Başkanı Mustafa Kofalı ise, devletin aciz durumda olanları korumasının gerekliliğine dikkat çekti.
Kofalı, “Eğer devlet bunu yapmıyorsa, durum ciddi şekilde sorgulanmalıdır.” diyerek, eğitim hayatına İzmir’de başladığında Kıbrıs Eşeği’nin özel bir tür olduğunu öğrendiğini ifade etti.
Yasaların uygulanmasının önemine değinen Kofalı, 2023’te yürürlüğe giren Çevre Yasası’nın uygulanmadığını belirterek, “Bu durum ciddi bir tehlike arz ediyor.” dedi.
Sivil toplum örgütlerinin toplumun sigortası olduğunu vurgulayan Kofalı, “Onları yok sayamazsınız, aksi takdirde yanarız; ormanlarımız yanar, hayvanlarımız yanar ve bizler de yanıyoruz.
Hepimize büyük geçmiş olsun.” ifadelerini kullandı.
Basın açıklamasının ardından, katılan sivil toplum örgütleri Meclis önüne siyah çelenk bıraktılar.
Meclis Başkan Yardımcısı CTP milletvekilleri Fazilet Özdenefe, Ürün Solyalı ve Salahi Şahiner, açıklamaların ardından sivil toplum örgütlerinin yanına gelerek desteklerini belirttiler.