Bu Site Satılıktır

Kıbrıs Politikalarında Yeniden Yollar: Seçim Gerilimi ve Bölünmüş İttifakın Dinamikleri

Kıbrıs politikalarında seçim gerilimi ve bölünmüş ittifakın dinamiklerini yorumlayan güncel analiz

Kıbrıs Politikalarında Yeniden Yollar: Seçim Gerilimi ve Bölünmüş İttifakın Dinamikleri

Çeler, hükümetin iki devletli çözüm gündemini seçim odaklı bir hamle olarak değerlendirdi ve bu yaklaşımın uzun süredir toplumu özünde bölen bir propagandaya denk düştüğünü savundu. Federasyoncular ve iki devletliler üzerinden taraf oluşturmaya çalışmanın sonuç vermediğini söyleyerek, son adımın bu olduğu görüşünü dile getirdi.

İfadesinde, bu yaklaşımın ciddi diplomatik sonuçlar doğurabileceğini belirten Çeler, Rum Lider Nikos Hristodulidis’in önüne “altın tepsiyle bir fırsat sunulduğunu” öne sürdü. Yeşil Hat Tüzüğü’nün askıya alınması ya da pasaport iptali gibi adımların gündeme gelebileceğini öne sürdü.

Çeler, süreç boyunca ekonomik baskıların artabileceğini de belirtirken, Yeşil Hat Tüzüğü askıya alınırsa kuzeyde ekonomik bir kuşatma başladığını ifade etti. Simon Aykut ve bazı iş dünyası temsilcilerine yönelik tutuklamaların da bu çerçevede ele alınması gerektiğini savundu. Müteahhitler, emlakçılar, mimarlar ve mühendislerle yapılan çalışmaların kriminalize edilmesi halinde kuzeye doğru bir izolasyonun artabileceğini söyledi.

CTP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Tufan Erhürman’ın seçim sonrası Türkiye’ye yapacağı ziyaretin kritik olacağını belirten Çeler, geçmişte Türkiye ile görüş ayrılıkları olsa da oturup konuşulabileceğine işaret etti. Bölgedeki gelişmelere dikkat çeken Çeler, Gazze’deki gelişmeler ve Türkiye’nin Mısır’daki varlığının yanında Kıbrıs’ın gündeme geleceğini belirterek, güney sahillerinde hidrokarbon kaynakları varsa bunun kuzeyden geçiş üzerinden kullanılabilirliğinin artacağını ifade etti ve bunun çözüm gerektiğini vurguladı.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın “Erhürman federasyon görüşmesini başlatırsa görüşmecilik yetkisini alırız” sözünü de anımsatan Çeler, hükümetin birkaç ay içinde erken seçimle karşı karşıya olduğunu ve Erhürman görevi devralıp hazırlıklarını yaptığında bu sürecin hızlanacağını belirtti. Ayrıca hükümetin AB nezdinde hiçbir adım atmadığını söyleyen Çeler, AB vatandaşlığı elde edemeyen insanların adaya sıkıştığını belirterek, AB kapısını aşındırmak yerine fahri doktora söylemlerine yöneldiğini ve halkın haklarını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde arayacağını ifade etti.

Çeler, Ersin Tatar’ın kullandığı dilin toplumda karşılık bulmadığını, toplumu bölmeye yönelik bir dilin artık geçerli olmadığını vurguladı. Erhürman’ın iç meselelerde “toplumun sesi” olacağını ve sağlık, ulaşım, eğitim gibi konulardaki sorunlara çözüm üretme potansiyelini işaret etti. Türkiye ile ilişkilerde diyalog ihtiyacını yineleyen Çeler, Erhürman’ın Türkiye için sorun yaratacağını düşünmediğini ve tartışmaların diyalogla sürdürülmesi gerektiğini kaydetti. Türkiye’nin garantör ülke olması nedeniyle kardeşçe hareket etmenin gerekliliğine vurgu yaptı.

Son olarak Çeler, beş yıl boyunca ciddiyetten uzak bir dönemin yaşandığını ifade ederek, artık onurlu ve gururlu bir temsil için yeni bir döneme ihtiyaç duyulduğunu ve bu nedenle Tufan Erhürman’ı desteklediklerini belirtti. Toplumsal güvenin yeniden inşası için TDP’nin üzerine düşeni yapacağını sözlerine ekledi.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ