Kıbrıs Siyasetinde Yeni Paradigma ve Türkiye-İş Birliği Vurgusu
Kıbrıs siyasetinde yeni paradigma ve Türkiye-İş Birliği’nin rolünü ele alan analizle güncel gelişmelere kapsamlı bakış.

Federasyon gerçekliği artık geçerli değildir. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, federasyon çağrılarının kalıcı olarak kapanması gerektiğini belirterek, halkın iradesinin iki devletli çözüm yönünde doğrulandığını vurguladı. 2020 seçimlerinde halkın yeni siyaseti onayladığını ve bu yönde yetki verdiğini ifade etti. Bu yeni paradigma, Rum tarafının uzun süren oyununu bozduğuna işaret etti.
Crans Montana ve Annan Planı deneyimlerinin hatırlatıldığı konuşmada, Rum tarafının tavrının değişmediğini ve 2004’te halkımızın evet dediği Annan Planı’na rağmen uluslararası sözlerin tutulmadığını belirtti. Talat döneminin bazı tavizleri çapraz oy olarak adlandırdı ve bu süreçlerin çöktüğünü sözlerine ekledi.
Türkiye’nin garantörlüğü konusuna değinen Tatar, bu durumun bir tercih değil, yaşamsal bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Anavatan Türkiye’nin güvenlik, ekonomi ve diğer alanlarda yan yana yürümeyi sağlayan en büyük güvencesi olduğuna dikkat çekti; bu dayanışmanın geleceğin teminatı olduğuna vurgu yaptı.
Rum tarafının sınır kapıları üzerinden siyasi şantajı sürdürdüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı, Haspolat ve Akıncılar sınır kapılarının açılması yönündeki çabaların Rum tarafı tarafından engellendiğini, Kiracıköy ve Erenköy üzerinden talep edilen toprak düzenlemelerinin bu şantajın parçası olduğunu söyledi. Kapıların açılmaması nedeniyle halkın zorlandığını ve bu durumun kabul edilemez olduğunu belirtti.
Güney Kıbrıs’ın silahlanması konusunda ise bölgedeki tehlike büyüyor. Rum liderliğinin dış güçlerle yakınlaşarak askeri donanımı güçlendirdiğini söyleyen Tatar, bu durumun bölgeyi istikrarsızlaştırdığını ifade etti. Türkiye ile yürütülen iş birliğinin ise tek gerçekçi güvenlik adımı olduğunu yineledi.
İzolasyonun hak ihlali olduğuna dikkat çekildi. Kıbrıs Türk halkına yönelik ekonomik, sportif ve sosyal izolasyonların son bulması gerektiğini vurguladı. Bu izolasyonun en büyük insan hakları ihlali olduğuna işaret ederek, bunun sürdürülebilir olmadığını söyledi.
Enerji ve iş birliği çağrısı kapsamında Türkiye üzerinden enterkonnekte elektrik sisteminin en gerçekçi yol olduğuna değinen Tatar, hidrokarbon kaynakları, temiz enerji geçişi ve su kaynaklarının ortak işletilmesi alanlarında somut iş birliği önerilerini hatırlattı. BM Genel Sekreteri aracılığıyla iletilen bu önerilere rağmen karşı tarafın sessiz kaldığını belirtti. Üçlü zirvelerde bu konuların gündemde olduğuna işaret etti.
Halka ve demokratik iradeye saygı. Muhalefetin kendisine yönelik ‘‘Cumhurbaşkanı’’ hitabını kullanmaması gerektiğini savunan Tatar, halkın iradesine olan saygıyı vurguladı. 2020 yılında birinci turda %32, ikinci turda %52 oy aldığını belirterek, kendisinin halk tarafından seçildiğini ve makamların bu iradeyi temsil etmek için kurulduğunu açıkladı. Halkın iradesine saygısızlık olarak görülen bu durumun, demokrasinin ve hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu ifade etti.
New York kapanışı. Önümüzdeki hafta BM Genel Sekreteri ile yapılacak görüşmeler ve Rum lideri Hristodulidis ile yapılacak oturumlar öncesinde ortak zeminin olmadığını ve yapıcı bir yol izleneceğini vurguladı. İki tarafın yararına olacak iş birliği konusunda istekli olduklarını belirterek, bu yaklaşımın vizyonunu kararlı biçimde savunacaklarını söyledi.





