Kıbrıs ve Ulusal Çözüm Yolu: Üstel, Tatar ve Ulusal Snadında Yeni Bir Miras
Kıbrıs’ta Üstel, Tatar ve Ulusal Snadında yeni miras: çözüm yolunda güvenilir, kapsamlı bir yaklaşım ve tarihsel perspektif

Adada uzun soluklu bir çatışmanın gerilimlerinden beslenen tartışmalar, tarihimizin derinliklerinde yer alan unsurlarla şekilleniyor. 21 Aralık 1963’te Kanlı Noel olarak anılan olaylar ve EOKA önderliğindeki müdahale, Kıbrıslı Türkler üzerinde ağır sonuçlar doğurmuştur. 1963’ten 1974’e kadar Anavatan Türkiye’nin desteğiyle direnişimiz sürmüş, 20 Temmuz 1974’te Barış Harekâtı ile elde edilen kazanımlar, özgürlüğün ve kendi kaderini tayin etme gücünün simgesi olmuştur.
1968’den itibaren süren görüşmeler, çözüm arayışını sürdürmüştür. Kıbrıs Türk tarafı, ilk günden New York görüşmelerine kadar hep iyi niyetle masada yer almıştır; buna dünya da şahitlik etmektedir. Ancak karşı tarafın çeşitli şekillerde katkı sunmaması ve fırsatları bozma yönündeki tutumu, müzakerelerin akışını etkilemiştir.
Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar’ın kararlı duruşu, çözüm yolunda yol gösterici bir rehber olarak öne çıkmıştır. Bizim iki devletli yaklaşımımız, çözüme katkı yapacak niteliktedir ve bu doğrultuda çalışmalar sürdürülmelidir. Toplumlar arası görüşme zemininin, çözüm için en temel adımdan biri olduğu düşüncesi, Rum tarafının niyetleriyle sık sık sınanmıştır. Nüfus üzerinden eşitliğin tartışıldığı bir zeminde bile, iki devlet arasındaki müzakerelerin pek çok sorunu sadeleştirebileceği değerlendirilmektedir.
Uluslararası camianın tanık olduğu New York buluşmalarıyla, KKTC’nin sesinin güçlü ve haklı olduğunu gösteriyoruz. Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar’ın ortaya koyduğu mesajlar, Kıbrıs Türk Halkı’nın haklı sesini ulusal ve uluslararası platformlarda yankılandırmıştır. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her boyutta sesimizi duyurması, halkımız için büyük bir moral kaynağıdır. Erdoğan’ın sınır tanımayan duruşu, insan hakları ihlallerine karşı yükselen bir dayanışma olarak görülmelidir.
Rum ve Yunan tarafları ile dünya kamuoyu, KKTC’nin geleceğini Rum tarafının insafına bırakamayacağını bilmelidir. Gelinen noktada tüm siyasi aktörlerin ve sivil toplumun ortak bir durum değerlendirmesi yapması zorunlu hale gelmiştir. Geleceğimizin güvencesi, Rum tarafının oyalanmalarına karşı kararlı duruşla elde edilecektir.
Bizler, çözüme kalıcı bir çare bulma yolunda kararlı adımlar atarken, Rum tarafının çözümsüzlük konforunu sürdürmemesi gerektiğini vurguluyoruz. Bu süreçte herkesin sorumluluk alması ve dünya kamuoyunun adil yaklaşımı, çözüme giden yolu hızlandıracaktır. 19 Ekim Cumhurbaşkanlığı seçimi için adayımız Ersin Tatar’ın zaferine ulaşmak için güçlü bir tempo ile çalışıyoruz. Kıbrıs Türk Halkı için daha güzel bir gelecek tasarlamak adına, sevgi ve saygı dolu bir dayanışma ile ilerliyoruz.





