Bu Site Satılıktır

KKTC ve Türkiye Destekli Garantilerin Güçlendirilmesi: Akar Ziyareti ve Kıbrıs Meselesindeki Tutum

KKTC ve Türkiye destekli garantilerin güçlenmesini Akar ziyaretinin ışığında ele alan analiz: Doğruluk, tutum ve bölgesel güvenlik mesajı

KKTC ve Türkiye Destekli Garantilerin Güçlendirilmesi: Akar Ziyareti ve Kıbrıs Meselesindeki Tutum

Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’ın ziyaretine ilişkin açıklamam, Anavatan’ın Kıbrıs Türk halkına yönelik olan sarsılmaz desteğini bir kez daha teyit ediyor. Bu destek, Kıbrıs Türk Devleti’nin egemenliğini, iradesini ve özgürlüğünü güvence altına alan temel bir geri adımdır; bedeli ödenen haklar asla geri alınmaz.

Sayın Akar’a duyduğumuz teşekkür, Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı dönemlerinden bu yana süregelen, bugün TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanlığı sıfatıyla da sürmekte olan güçlü dayanışmayı kapsar. Ziyaretin, sadece askeri düzeyde değil, uluslararası arenada ve siyasi platformlarda da ortaklığımızı pekiştiren bir mesaj taşıdığına inanıyorum.

Son dönemdeki Yunan ve Rum tarafının agresif açıklamalarına karşı bu ziyaret, net bir yanıt niteliğindedir. Bu bağlamda, Yunanistan Meclis Başkanı Kaklamanis’in Güney Kıbrıs’ta dile getirdiği ifadeler, garantörlük sisteminin kaldırılması ve müdahale hakkının sonlandırılması talebinin, çözümün tek yolunun adadan Türk askerinin çekilmesi olduğu şeklindeki görüşleriyle çelişmektedir. Bu yaklaşım, adanın tümünü ele geçirme arzusunun ve Rum tarafının Enosis hedefinin sürmekte olduğunun bir göstergesidir.

Kıbrıs Türk halkı bu tür tehditlere karşı asla teslim olmayacaktır. Karpaz coğrafyası Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin toprağıdır ve geçmişte olduğu gibi bugün de aynı kararlılıkla savunulacaktır. Bu yüzden, hadlerini bildirmekten ve gerektiğinde bedel ödetmekten geri durmayız.

Rum tarafının savunma harcamalarını artırması ve silahlanmayı sürdürmesi, gerçek niyetin uzlaşıdan çok güç ve baskı arayışında olduğunu göstermektedir. 2020 yılında 444 milyon avro olan bütçenin 2025’te 588 milyon avroya yükseldiği bu tablo, bölgede yapıcı bir vizyon yerine gerilimi yükselten politikaları işaret etmektedir. Hristodulidis’in açıklamaları bu gerilimi tetikleyen unsurlar arasındadır.

Türkiye’nin desteği, en kritik anlarda da varlığını hissettirmiştir ve halen somut adımlarla sürdürülen bir dayanışmayı temsil etmektedir. Kıbrıs Türk halkı, Anavatan Türkiye ile omuz omuza, geleceğe güvenle yürümeye devam edecektir.

CTP’nin adayı ve destekçilerinin, Rum tarafının gerçek niyetlerini görünmez kılmaya çalıştığı dönemde, halkımızın bu tehditlere vereceği cevap bellidir. Seçimlere yönelik içi boş vaatler ve sahte çözümler yerine, ulusal çıkarlarımız doğrultusunda hareket etmekte kararlıyız.

Benim pozisyonum nettir: Egemen eşitlik ve uluslararası statü temelli iki devletli çözüm hedefimizden sapmayacağız. Vizyonumuz, Kıbrıs Türk halkının haklarını güvence altına almak, gençlerimizin geleceğini güvenli kılmak, ekonomimizi Türkiye ile güçlendirmek ve halkımızın dünya ile eşit konumda yer almasını sağlamaktır. Kıbrıs Türk halkı kendi devletinden ve özgürlüğünden asla taviz vermeyecek, yolundan dönmeyecektir. Kararlılığımız tamdır; bu davamızdan vazgeçmeyeceğiz.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ