New York’taki Diplomasi Trafiğinde Kritik Saatler ve İsminlerarası Ayrıntılar
New York’taki diplomasi trafiğinde kritik anlar ve isimlerarası ayrıntılar: gelişmeler, riskler ve etkiler üzerine kısa bir özet.

Bu hafta New York’ta yoğun bir diplomasi akışı yaşanıyor. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’in hedefi, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile kısa bir sohbet imkanı yakalamak. Ortadoğu Zirvesi’nde Erdoğan ile aynı salonda bulunacak olan Hristodulidis’in, sürpriz görüşme çabalarını diplomatik kulislerde konuşulduğu belirtiliyor. Rum basınına göre bu görüntü, diyaloğun kapısının aralandığına dair bir haber olarak dünya kamuoyuna servis edilmeye çalışılıyor. Ancak güvenilir diplomatik kaynakları bu tür karşılaşmaların Erdoğan’ın resmi programında yer almadığını net bir biçimde ortaya koyuyor.
Bu süreçte Ankara’da gözler yarınki Erdoğan–Mitsotakis görüşmesine çevrili. BM kürsüsünden KKTC’nin tanınması çağrısının yinelenmesi bekleniyor. Rum lider Hristodulidis’in de kısa süre içinde aynı kürsüde kendi bakış açılarını paylaşması öngörülüyor. Diplomatlar, Crans-MMontana sürecinin Rumlar tarafından terk edildiği noktadan yeniden başlamayı hedeflediklerini ifade ederken, Türk tarafı bu yaklaşımı kesinlikle kabul etmiyor ve Crans-Montana’da kalanın yeterli olduğuna inanıyor.
Bu arada KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da Perşembe günü New York’a doğru yola çıkıyor; yanında Türkiye’nin egemen eşitlik temelindeki çözüm modelinin izleri var. Tatar’ın, New York’ta yapılacak üçlü zirvede iki taraf arasındaki yeni iş birliği çabalarını sıkı bir şekilde savunacağı ve özellikle “iki kapı” konusunu masaya yeniden taşımayı planladığı ifade ediliyor. Kısacası, bu hafta New York’ta başlayacak süreç, yalnızca görüşmelerle sınırlı kalmayıp, “hangi kare kimin hanesine yazılacak” rekabetinin de gölgesinde ilerleyecek gibi görünüyor.





