Öztürkler: “Ortak bildiri güçlü ve diplomatik mesaj barındırıyor”
Öztürkler: Ortak bildiri güçlü ve diplomatik mesajlar içeriyor. Detaylar ve analizler için hemen okuyun.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in Ankara’da gerçekleşen resmi görüşmeleri sonrasında yayımlanan ortak bildiride, Kıbrıs Türklerinin eşit ve özden gelen haklarına duyulan saygının açıkça vurgulanması, bölgedeki önemli bir diplomatik gelişme olarak görülüyor. Bu açıklama, hem Kıbrıs meselesinde yeni bir dönemin başlangıcını hem de Türk dünyası ile uluslararası toplum arasındaki ilişkilerin güçlenmesini simgeliyor. Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, bu önemli gelişmeyi yakından takip ederek, değerlendirmelerini ve görüşlerini kamuoyuyla paylaştı.
Öztürkler, BRT’de Aziz Karaaziz’in sunduğu “Gündem Artı” programında yaptığı açıklamada, ortak bildirinin sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk dünyasındaki görünürlüğünü artırmakla kalmayıp, aynı zamanda Rum tarafına karşı güçlü ve diplomatik bir mesaj iletmiş olmasının önemine dikkat çekti. Kendisi, “Ortak bildiri, bölgede barışın ve karşılıklı saygının tesis edilmesinde önemli bir adım olarak değerlendirilmeli. Türkiye ile Kazakistan arasındaki bu güçlü iş birliği, Kıbrıs meselesine çözüm arayışında yeni bir ivme kazandırabilir” dedi.
Öztürkler, Kazakistan’ın kısa bir süre önce Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde büyükelçilik açtığını hatırlatarak, buna rağmen KKTC’nin Kazakistan’da en üst düzeyde kabul görmesinin ve Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev tarafından kabul edilmesinin, diplomatik anlamda çok değerli bir gelişme olduğunu vurguladı. Bu durumun, Türk dünyasında ve özellikle Kıbrıs Türk halkı nezdinde, konumun güçlenmesine katkıda bulunduğunun altını çizdi.
Meclis Başkanı, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine yönelik zaman zaman ortaya çıkan hakaret içerikli söylemlere de sert tepki gösterdi. Rauf Denktaş’a yönelik ifadelerin kabul edilemez olduğunu belirten Öztürkler, “Bu tarz sözler, Kıbrıs Türk halkına ve milli mücadeleye hakarettir. Devletimizin, bu tür saldırılara karşı somut ve etkin önlemler alması kaçınılmazdır” dedi.
Yasal Çerçeve ve Güçlendirilmiş Hukuki Teminatlar
Meclis Başkanı, uzun süredir çözülememiş ve gündemde bekleyen birçok yasal düzenlemenin, özellikle milli değerlere ve halkın hassasiyetlerine uygun şekilde hızla hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Kendisi, “Ülkeyi ve milli değerleri koruyacak, aynı zamanda ifade özgürlüğünü ve demokratik hakları güvence altına alacak yasal bir çerçeve oluşturulmalı. Bu, sadece kişileri değil, aynı zamanda milli hafızayı ve tarihî değerleri de koruyacaktır” ifadelerini kullandı.
Güney Kıbrıs’ta yaşanan son olaylardan da bahseden Öztürkler, geçen günlerde Güney Kıbrıs’ta meydana gelen büyük orman yangınına KKTC’nin yaptığı yardım teklifinin Rum yönetimi tarafından reddedilmesini hatırlattı. Kendisi, “Biz, tüm resmi kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla yardıma hazırdık. Ancak, Rum tarafı bu yardımı kabul etmedi. Bu tutum, bölgede dayanışmanın ve insancıl yaklaşımların önemini bir kez daha gösteriyor. Ayrıca, Güney Kıbrıs’ın silahlanmaya ayırdığı bütçeler yerine, bu tür felaketlere karşı dayanışma ve yardım faaliyetlerine yönelmesi, çok daha faydalı olurdu” şeklinde konuştu.
Meclis Başkanı, Kıbrıs Türk tarafının su, elektrik ve uyuşturucu ile mücadele gibi alanlarda iş birliğine açık olduğunu vurgularken, Rum tarafının hâlâ Kıbrıs Türklerini azınlık gibi görmeye devam ettiğini belirtti. Bu tutumun, bölgede çözüm üretmenin önündeki en büyük engel olduğunu dile getiren Öztürkler, “İş birliği ve karşılıklı saygı temelinde bir çözüm arayışını sürdürüyoruz. Ancak, karşı tarafın tutumu bu yönde ilerlememize engel oluyor” dedi.
Kapı Açma ve Sınır Güvenliği Üzerine
Geçmişte İçişleri Bakanı olarak sınır kapılarıyla ilgili yaptığı detaylı incelemelerden de bahseden Öztürkler, yeni sınır kapılarının açılması sürecinin Rum tarafı tarafından çeşitli sabotajlar ve engellemelerle karşılaştığını belirtti. Kendisi, “Biz elimizden gelen tüm iyileştirmeleri ve altyapı çalışmalarını tamamladık. Ancak, Rum tarafı bu projeleri sabote etmeye devam ediyor. Bu nedenle, kalıcı ve güvenli sınır kapıları açmak için yeni stratejiler ve yasal düzenlemeler üzerinde çalışıyoruz” diye ekledi.





