Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun Kıbrıs Müzakere Süreci Üzerine Açıklamaları
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs müzakere süreci hakkında önemli açıklamalarda bulunarak, geleceğe yönelik vizyonunu paylaştı.

Erçin Şahmaran ile Objektif Programında Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun Açıklamaları
Erçin Şahmaran’ın hazırlayıp sunduğu, Kıbrıs Postası Web TV’de yayınlanan “Objektif” programının bayramdan önceki son bölümünün konuğu, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu oldu.
Ertuğruloğlu, programda müzakere süreci ve Kıbrıs’taki çözüm arayışlarıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı.
Öncelikle müzakere süreci hakkında değerlendirmelerde bulunan Ertuğruloğlu, Crans Montana zirvesinde ortak bir zemin bulmanın mümkün olmadığını, bu durumun Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından da vurgulandığını ifade etti.
Ancak, Güvenlik Konseyi tarafından bu durumun bir metne dönüştürülmemiş olmasının kaygı verici olduğunu belirtti.
BM’nin Politikalarının Kıbrıslı Türkler Üzerindeki Etkisi
Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in bu oyalayıcı tavrının temel sebebinin, Kıbrıslı Türkler’i iki egemen devletli bir çözüm modelinden vazgeçirmeye yönelik bir politika olduğunu öne sürdü.
Rum tarafının da federasyon çözümüne karşı durduğunu vurgulayan Bakan Ertuğruloğlu, sorunun esas kaynağının, Kıbrıslı Rumlar’a Kıbrıs Cumhuriyeti muamelesi yapan ve onlara yetki veren BM Güvenlik Konseyi kararları olduğunu ifade etti.
Bu kararlar ortadan kaldırılmadığı sürece kalıcı bir çözümün imkansız olduğunu dile getirdi.
Ertuğruloğlu, Kıbrıslı Rumlara uluslararası temsil hakkının tamamen verilmesinin, çözümün önündeki en büyük engel olduğunu belirterek, BM’nin Türkiye’yi işgalci olarak tanımlarken Kıbrıslı Rumlara güç vermesinin, çözüm arayışını hayal olmaktan öteye götürmeyeceğini söyledi.
Bu kararların varlığı sürdüğü müddetçe, Rumların ne bu kararların aleyhinde hareket edeceklerini ne de paylaşım konusunda açık olduklarını vurguladı.
İki Devletli Çözüm Modelinin Önemi
Ertuğruloğlu, Kıbrıslı Rumlar’ın Crans Montana’dan bu yana iç ve dış politikada güvence kaygılarının devam ettiğini belirtti.
Rumların Birleşmiş Milletler kararı aracılığıyla elde ettikleri avantajlar nedeniyle, ortak bir zemin bulmanın imkansız olduğunu dile getirdi.
Bu avantajlar devam ettiği sürece, kimsenin hayal kurmaması gerektiğini sözlerine ekledi.
Bakan, dış politika hedeflerinin BM kararlarının geri çekilmesi olduğunu vurgulayarak, alternatifinin egemen bir devletten vazgeçme ve Rumların “ortaklık” olarak sunduğu üniter çözüm olduğunu belirtti.
Aksi takdirde, bu tür bir çözümün kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Ertuğruloğlu, bu kararları oluşturan dünya kurumlarının, iki devletli çözüm dışında Kıbrıslı Türklerin aleyhine hareket etmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.
Geleceğe Dair Öngörüler
Son olarak, Kıbrıslı Rumların elde ettikleri avantajlardan asla vazgeçmeyeceklerinin altını çizen Ertuğruloğlu, Temmuz ayındaki görüşmelerde Cenevre’de olduğu gibi güven artırıcı önlemlerin tekrar gündeme gelecekse, buna katılmanın gereksiz olduğunu ifade etti.
Bu tür görüşmeler için ne Cenevre’ye gitmeye ne de Antonio Guterres’in katılımına ihtiyaç duyulmadığını belirten Ertuğruloğlu, mevcut BM Güvenlik Konseyi kararları devam ettiği sürece, Cenevre’ye gitmenin hiçbir anlam taşımayacağını vurguladı.