İki Devletli Siyasetin Destekçilerinden Tatar: İş Birliği ve Gayriresmi Toplantılar Üzerine Değerlendirme
İki devletli siyaset destekçilerinden Tatar: işbirliği, gayriresmi toplantılar ve güvenlik/uzlaşıya dair kapsamlı bir değerlendirme.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, iyi niyetini koruyarak iki devletli yaklaşımın bölgede iki halkın yararına daha etkili bir iş birliğine dönüştürülmesi yönündeki kararlılığını sürdürdüğünü belirtti. Gündeme gelen konulara ilişkin açıklamalarda, adada barış ve güven ortamı için yürütülen çabaların bazı taraflarca engellendiğini kaydetti ve bu durumun kayıtlara geçtiğini ifade etti.
BM Genel Kurulu kapsamındaki temaslarını Ercan Havalimanı’nda değerlendiren Tatar, Genel Sekreter Antonio Guterres’in yılsonuna kadar 5+1 formatında genişletilmiş bir toplantı kararı ve bu süreçte iki halkın yararına olan iş birliklerinin ilerlemesi gerektiğini vurguladı. Rum tarafının bu süreci baltalamaya dönük davranışlarına karşı, iki devletli siyasetin bölgedeki gelişmeler ışığında önemini yeniden hatırlattı ve herhangi bir dayatmayı kabul etmeyeceklerini belirtti.
Toplantılar sırasında Rum lider Nikos Hristodulidis’in Tatar aleyhinde ortaya koyduğu iddialara cevap veren Tatar, kendisinin agresif olmadığını ve gerçekleri ifade ettiğini açıkladı. Crans Montana sürecinin kaldığı yerden devam etmesini talep eden görüşmelerde, federasyon defterinin kapandığını vurgulayarak tek taraflı kararlar alamayacaklarını ifade etti. BM Genel Sekreteri’nin raporuyla ilgili olarak da toplantıların gündemi canlı tutma amacıyla sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
İki halk arasındaki ilişkileri etkileyen başlıklardan biri olan kapılar meselesine değinen Tatar, Haspolat ve Akıncılar kapılarının masada olmasına rağmen Metehan Kapısı’nda yol açıcı prosedürlerin artırıldığını söyledi. Rum tarafının insan haklarına aykırı tutumları ve Kuzey’deki yatırımcıları tutuklama girişimlerinin iki halk arasındaki güven ve karşılıklı saygıyı zedelediğini kaydetti. Bu durumu, Rum liderinin hellimi ithal eden bir ülkeyi övmesi ve üniversitelere öğrenci akışını azaltmaya yönelik çabalarla ilişkilendirdi.
İki devletli siyasetin Meclis kararıyla resmiyet kazanması gerektiğini ifade eden Tatar, TBMM’de oy birliğiyle benimsenen yaklaşımın Türkiye Cumhuriyeti’nin izleyeceği politika için temel teşkil ettiğini hatırlattı. KKTC Meclisi’nde benzer bir kararın da geçmesi çağrısını yinelerken, dünyada ve bölgede artan gelişmelerin bu milli siyaseti zorunlu kıldığını belirtti. Güney Kıbrıs’ın NAVTEX ilanı gibi hareketlerinin Türkiye ve KKTC’nin hak ve parsellerindeki araştırma çalışmalarını etkilemesine rağmen, KKTC’nin egemen eşitlik ve uluslararası statüsünün teyidi ile ancak bir müzakere sürecine gidilebileceğini ifade etti.
Rum tarafının Crans Montana sonrası isteklere yönelik yaklaşımları hakkında değerlendirme yapan Tatar, Hristodulidis’in öznel yorumlarını eleştirdi ve BM Genel Sekreteri’nin süreci canlı tutma yönündeki tutumuna saygı duyduklarını belirtti. Sıkı bir nezaket içinde yürütülen görüşmelerin, iki halkın yararına olan iş birliği alanlarında ilerleme sağlama amacı taşıdığını ve kapılar konusundaki görüş ayrılıklarının bu hedefi bozmaması gerektiğini dile getirdi.
Sonuç olarak, Tatar tüm çabaların iyi niyet ve adil yaklaşım çerçevesinde sürdürüleceğini, iki devletli siyasetin bölgesel istikrar ve karşılıklı fayda için vazgeçilmez olduğunu yineledi. Göreve dönüp ülke güvenliği ve barış için çalışmalarını sürdürme kararlılığını vurguladı.