Bu Site Satılıktır

Kıbrıs’ta Gençlik, Sınıf Mücadelesi ve Yeni Bir Yönetim Vizyonu: Osman Zorba’nın Anlatımı

Kıbrıs’ta gençlik, sınıf mücadelesi ve Osman Zorba’nın vizyonuyla yeni yönetim dönüşümü; toplumun geleceğine dair aydınlatıcı bir anlatı.

Kıbrıs’ta Gençlik, Sınıf Mücadelesi ve Yeni Bir Yönetim Vizyonu: Osman Zorba’nın Anlatımı

Kıbrıs’ta gençlerin eğitim düzeyi göze çarpıyor ve bu durumun beraberinde büyük başarılara yol açacağı düşünülüyor. Zorba, dünyaya örnek olacak şekilde ilerleyebilecek bir potansiyel olduğundan bahsediyor; Türk ve Rum gençlerin el ele vererek adayı daha yaşanabilir bir yer haline getirebileceğini savunuyor. 19 Ekim’de Cumhurbaşkanlığı seçimine Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP) adayı olarak katılan Osman Zorba, elektrik-elektronik mühendisi kökeninden yola çıkarak vizyonunu, kampanya hedeflerini ve görüşlerini TAK muhabirine aktardı.

Zorba, kendini sınıf mücadelesinden ayrı görmediğini ve gençliğin sosyalizmi erken yaşlardan itibaren tanıdığını belirtti. Üniversite yıllarında bilimsel sosyalizm ile ütopik sosyalizm arasındaki farkları, artık insanların kurtuluşu için bu ideallerin ne ifade ettiğini öğrendiğini söyledi. “Bilimsel sosyalizmin insanlık için kaçınılmaz ve kurtuluş olduğunu gördüm” diyen Zorba, modern kölelik durumuna işaret ederek kapitalist toplumun çözülmek üzere olduğuna vurgu yaptı. – “Biz toplumsal dönüşümden söz ediyoruz” ifadesiyle, mevcut siyasetin ötesinde bir dönüşüm için çalıştıklarını kaydetti.

“Neden aday oldunuz?” sorusuna Zorba şu yanıtı verdi: “Ben aday değilim; bu seçimde Kıbrıs Sosyalist Partisi kendi siyasetini temsil etmek üzere karar aldı. Ben onların temsilcisiyim.” Siyasetlerini mevcut adayların siyasetinden tamamen farklı olarak nitelendiren Zorba, bugün iki ana yaklaşım arasındaki farkı şu sözlerle özetledi: “Bir yanda KSP’nin toplumsal dönüşüm siyaseti, diğer yanda BM çerçevesinde yürütülen mevcut çözüm politikası.” Kampanya sürecini gönüllüler ve ağırlıklı olarak sosyal medya üzerinden yürüttüklerini belirten Zorba, yaşanan harcamaların propaganda amacıyla kullanıldığı eleştirisini de dillendirdi.

Seçim sürecinde Kıbrıs sorununa dair görüşlerini paylaşan Zorba, sorunu yalnızca Türk ve Rumlar arasındaki bir mesele olarak görmüyor; Kıbrıs halkının yaşamı ile emperyalist güçler arasındaki sınıfsal çatışmanın bir sonucu olduğuna dikkat çekti. Zorba, Kıbrıs sorununu hüküm sürmek isteyen güçler ve onların temsilcileri üzerinden değerlendirdi; içteki temsilcilerin hükümetler ve sermaye kesimlerinde, dışarıda ise birçok ülke ve kurumun etkisi olduğuna işaret etti. “Bu mücadele kaçınılmaz olarak sınıf savaşına dönüşmelidir” dedi.

Geçmişe bakınca Kıbrıs’ın bağımsızlık konusunda eksiklikler barındırdığını savunan Zorba, 1960 Anlaşması’nın da bağımsızlığı sağlamadığı görüşünü paylaştı ve bunun üç NATO ülkesinin garantörlüğünde Kıbrıs’ı kontrol etmek amacı taşıdığını söyledi. Federasyon, konfederasyon, iki devletlilik veya ilhak gibi çözümler onun için burjuva emperyalist yolların birer parçası olarak görülüyor; asıl odak noktası ise Kıbrıs halkının kendi yaşamını belirleyebilmesi olduğuna vurgu yaptı.

Son sözlerinde gençlere seslenen Zorba, “Kıbrıs sorunuyla doğduk, belki de onunla öleceğiz. Ancak siz bu algıya kapılmayın; birkaç burjuva temsilcinin sözlerine kanıp ‘çözülecek’ açıklamalarına inanmayın. Gençler, bu adımı atıp kendi geleceğinize sahip çıkmazsanız, daha çok göç ve sorunlar yaşarız.” şeklinde çağrı yaptı. Çözümün gençlerin kararlı adımlarıyla geleceğe taşınacağını kaydederken, doğrudan demokrasiyi hayata geçirme hedefinin altını çizdi.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ